İlk Sahifeler

Question

SORU: Kur’an-ı Kerim’de “ilk sahifeler” tabiri geçer. Bu sahifeler nedir ve bunların içinde ne vardır?

CEVAP: Allah Teâlâ Tâhâ sûresinde şöyle buyurur:

Onlara önceki sahifelerde bulunanların belgesi gelmedi mi? (Tâ-hâ/133)

A’lâ sûresinde ise şöyle buyurur:

Doğrusu bu hükümler ilk sahifelerde, İbrahim ve Musa’nın sahifelerinde de vardır. (A’la/18-19)

Necm sûresinde de şöyle buyurulur: Yoksa Musa’nın ve sözünü yerine getiren İbrahim’in sahifelerinde olanlar kendisine bildirilmedi mi (Necm/36-37) Tâha süresindeki âyetin tamamı şöyledir:

“Rabbinden bize bir mucize getirseydi ya” derler. Onlara Önceki sahifelerde bulunanların belgesi gelmedi mi?

Bu âyetin tefsirinde İbn Cerir et-Taberî şöyle der:

Allah Teâlâ buyuruyor ki: Bundan önceki âyetlerde nitelikleri anlatılan bu müşrikler: “Tıpkı Salih’in kavmine dişi deveyi getirdiği,

İsa’nın ölüleri dirilttiği, körleri ve alacaları iyileştirdiği gibi Mu-hammed de rabbinden bize bir mucize getirmeli değil miydi?” dediler. Allah Teâlâ der ki: Bu kitaptan önceki kitaplardaki -mucizeler isteyip de mucizeler geldiği zaman bunları inkar eden ve bu yüzden helak ettiğimiz geçmiş milletlerin haberlerine dair- belgeler onlara da gelmedi mi? Onları nasıl derhal cezalandırdık, inkarları sebebiyle azabımızı nasıl indirdik?! Onlara da mucize gelip, kendi durumlarının onların durumu gibi olmasından kendilerini güvenceye alacak şey nedir?

İbn Kesir buradaki sahifeler^ Tevrat ve İncil’in kastedildiğini ifade eden bir rivayetle, bu sahifelerin kendi ülkelerinde yaşayan geçmiş milletlerin kitapları olduğunu söyleyen bir diğer rivayet nakletmiştir.

A’lâ sûresinde sözü edilen ilk sahifelere gelince bunlar yine Kur’an’m ifadesiyle Hz. İbrahim ve Hz. Musa’nın sahifeleridir. Çünkü Kur’an diyor ki: “Şüphesiz bu hükümler ilk sahifelerde, Musa’nın ve İbrahim’in sahifelerinde vardır.” Yani bu sûrede veya Kur’an’da zikredilen şeylerin özü ve manası, Allah’ın İbrahim’e ve Musa’ya indirdiği hakikatler değişikliğe uğramadan önceki kitaplarda da mevcuttur. Kur’an’daki lafızların aynen ilk sahifelerde de bulunduğu kastedilmiş değildir. Kurtubî’nin de dediği gibi sadece mana olarak mevcuttur. Yani bu sözün manası o sahifelerde geçmiştir.

el-Acurrî, Ebû Zerr’in (r.a) Rasûlullah’a (s.a) gelerek: “Ey Allah’ın Resulü! İbrahim’in sahifelerinde ne var idi?” diye sorduğunu ve Rasû-lullah’ın şöyle cevap verdiğini rivayet etti:

Bunların hepsi emsal idi. Mesela şöyle deniliyordu: “Ey zorba, mübtelâ ve mağrur melik! Ben seni dünyayı birbirine yığasın diye göndermedim. Fakat mazlumun bedduasına meydan vermeye-sin diye gönderdim. Çünkü ben, mazlumun duasını kâfir de olsa geri çevirmem.”

O sahifelerde şu darb-ı meseller de vardı. Akıllı bir kimsenin şu üç şey için vakit ayırması gerekir: Rabbine dua ve münacaatta bulunduğu vakit, nefsini hesaba çektiği vakit -ki bu esnada Allah’ın kendisine yaptığı iyilikleri de düşünür- ve rızkını temin etmek için ayıracağı vakit. Akıllı bir kimse sadece şu üç şeyle meşgul olmalıdır: Ahiret hazırlığı, yaşayışını sürdüreceği mal ve meta temini ve meşru zevkler. Yine akıllı bir kimsenin zamanını gözetmesi, işine gücüne yönelmesi ve diline sahip olması gerekir. Çünkü kelamını amelinden sayan kimse az konuşur. Sadece gerekli ve faydalı olduğunda konuşur.

Ebû Zerr daha sonra Rasûlullah’a (s.a) şöyle dedi: “Yâ Rasûlullah! Musa’nın sahifelerinde ne var idi?” Hz. Peygamber (s.a) şöyle cevap verdi:

Hepsi ibret idi: Şaşarım, öleceğini yakinen bildiği halde sevinene, kadere yakinen inandığı halde kendisini yorup tüketene, dünyayı ve dünya sakinlerinin devamlı değiştiğini görüp de dünyaya gönül bağlayana ve yarınki hesaba inanıp da amel etmeyene.

Ebû Zerr Hz. Peygamber’e (s.a) tekrar sordu: “Ey Allah’ın Rasû-lü! İbrahim ve Musa’nın sahifelerindekilerden sana bir şey indirildi mi?” Rasûlulları (s.a) şöyle cevap verdi:

Evet Ebû Zer! Şunları oku:

Doğrusu felaha ermiştir: Temizlenen, rabbinin adını anıp namaz kılan. Fakat siz dünyayı tercih ediyorsunuz. Oysa âhiret daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Kuşkusuz bu ilk sahifelerde vardır; İbrahim ve Musa’nın sahifelerinde. (A’la/14-19)

İmam er-Râzi şöyle kaydediyor: Ebû Zer, Rasûlullah’a (s.a): “Allah kaç tane kitap indirdi” diye sordu. Peygamber şöyle cevap verdi: “Yüzdört kitap: Âdem’e on sahife, Şife elli sahife, İdris’e otuz sahife, İbrahim’e on sahife ve Tevrat, İncil, Zebur ve Furkan (Kur’ân).”

Allah Teâlâ en iyi bilendir.

 

About Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Follow Me

Answer ( 1 )

  1. Muhammed Samir
    0
    2025-02-23T19:31:43+03:00

    Kur’an-ı Kerim’de “ilk sahifeler” (el-evâil) tabiri, genellikle peygamberlerin, özellikle de Hz. Muhammed (s.a.v.)’in tebliğ ettiği ilahi mesajların ilk safhalarında bulunan öğretileri ve ilahi kitapları ifade eder. Bu tabir, Kur’an’da doğrudan bir ayetle geçmemekle birlikte, Tefsir kaynaklarında ve İslami literatürde farklı şekillerde ele alınmaktadır.

    İlk sahifeler, genellikle:

    Tevhid ve Ahiret İnancı: İslam’ın temel inançlarından olan Allah’ın birliği (tevhid) ve ahiret hayatının gerçekliği ilk sahifelerde önemli bir yer tutar.

    Peygamberlerin Öğretileri: Eski semavi kitapların (Tevrat, Zebur, İncil gibi) bazı bölümleri, ilk sahifelerde yer alan öğretiler arasında sayılabilir. Bu kitaplar, peygamberlerin halklarına ilettiği mesajları içerir.

    Peygamberlerin Gönderildiği Mesajlar: Bu sahifeler, ahlakî değerler, adalet, doğru yaşam ve ahlaki sorumluluklar gibi öğretileri içerir. Aynı zamanda ahirete dair öğretiler de ilk sahifelerde bulunur.

    Özellikle Hz. Musa, Hz. İbrahim, ve Hz. Davud’un öğretileri: İslami anlayışa göre, bu peygamberler, Allah’tan gelen ilahi vahiyleri insanlara iletmiş ve bu vahiyler ilk sahifelerde yer alır.

    Kur’an-ı Kerim’de “ilk sahifeler” tabiri, insanların Allah’ın mesajlarını anlaması ve doğru yolu bulması için bir rehber olarak gönderilen ilahi kitapların ilk safhalarına gönderme yapar. Bu sahifelerde yer alan temel mesajlar, sonraki vahiylerin temelini atar ve İslam’ın öğretilerine ilham kaynağı oluşturur.

Leave an answer