Paylaş
Hazreti Muaviye’ye Hz denir mi?
Question
Hz Muaviye

Selamünaleyküm hayırlı akşamlar hocam benim bir arkadaşım var uzun süredir cevabını aradığı bir soru var hz ali ile hz Muaviye arasında geçen olaylar hz denir mi yoksa lanetlenir mi ben şahsen o konuya girmiyorum ama sürekli aynı konu açılıp duruyor o konu hakkında bizi bilgilendirebilir misiniz doğru olan nedir acaba şimdiden teşekkür ederim Allah razı olsun
BENZER KONULAR:
Answers ( 4 )
Hz Muaviye, Peygamber efendimizin kayını, berberi idi.
İslam tarihi, Müslümanları yöneten pek çok halife, sultan, kral görmüştür. Hz. Ebu Bekir ile Hz.
Ömer ve Ömer b. Abdülaziz dışında Hz. Muaviye de hilim, şefkat ve tevazu sahibi, ülkesini başarıdan
başarıya götüren, halkını huzur ve güven içinde yöneten Müslüman yöneticilerden sayılır.
Hz. Muaviye’nin kişiliği, dinine bağlılığı, yönetim şekli objektif ele alınması halinde, tarihin
ender Müslüman şahsiyetlerinden biri olduğu anlaşılabilir.
Ne var ki, kendince bazı gerekçeler ve içtihadı ile yönetimi oğluna bırakan büyük sahâbî ve
yönetim dehası Hz. Muaviye, Şîa’nın büyük ve ağı eleştirilerine ve hatta hakaretlerine maruz kalmıştır.
Yapılan haksız eleştiriler, Kur’ân’ın tutumuna ve Resûlullah’ın (s) sahabesi ile alakalı hassasiyet ve
tavsiyelerine uymadığı gibi, bu sahâbînin de kişiliğine bir zulümdür.
Adalet ve objektiflik adına Hz. Muaviye ile ilgili övücü hadisler ve önemli insanların onun
hakkındaki yine övücü sözleri bilinmelidir. Oğlunu veliaht tayin etmesindeki tüm saikler ortaya
çıkarılmalıdır. Ayrıca Hz Hasan ile anlaşmasının o gün Müslüman âlemini birleştirdiği görülmüştür. Hz.
Hasan ve Hz. Hüseyin dâhil Hariciler dışında tüm Müslümanlar Hz. Muaviye’ye biat etmiştir. Hz.
Muaviye’ye dolaylı olarak eleştiri sebebi kılınan Kerbela hadisesi de farklı okumalara tabi tutulmalıdır.
Sahabelerin ve Büyük Alimlerin Hz Muaviye hakkında sözleri
İbn Abbas, ‘Yönetimde Muaviye’den daha ahlaklısını görmedim’; ‘Muaviye fakîhtir’
demektedir. 29 Cebele b. Süheym (v. 125/743), Abdullah Ömer (v. 74/694), ‘Muaviye’den daha iyi
yöneteni görmedim’ dedi. Ben, ‘Ömer de mi?’ dedim. İbn Ömer, ‘Ömer ondan daha hayırlıydı, ancak
Muaviye ondan daha yöneticiydi’ naklini yapmaktadır.30
Büyük tabiî, allame Hemmam b. Münebbih (v. 132/749), Abdullah b. Abbas’ın (v. 67/686),
‘Muaviye’den yöneticilik için daha iyi yaratılanı görmedim. İnsanlar rahat bir şekilde ona ulaşıp
sorunlarını iletiyorlardı’ dediğini nakletmektedir.31
Zehebî (v. 748/1347) şöyle demektedir: ‘Ömer’in çok sıkıntılı bir bölgeye onu ataması, Hz.
Osman’ın bunu onaylaması-şeref olarak-Hz. Muaviye’ye yeter. Bölgeyi kontrol altına aldı, en ideal
şekilde yönetti,-her ne kadar bazıları rahatsız oldu ise de-cömertliği ve şefkatiyle insanları memnun
etti. Yönetici böyle olmalıdır. Her ne kadar Rasûlullah’ın (s) ashabından ondan çok daha hayırlısı, daha
faziletlisi ve daha uygunu var ise de o, insan aklının kemaliyle, aşırı şefkatiyle, deha ve ileri
görüşlülüğünün gücüyle bütün âlemi yönetti. Evet, bazı işleri (hata) de vardır ki hesap vereceği yer
Allah’ın huzurudur. Hz. Muaviye halkı tarafından seviliyordu. Yirmi sene Şam valiliği, yirmi sene de
halifelik yaptığı İslam devletinde kimse onu eleştirmedi, aksine milletler ona boyun eğdi, Arab ve
Acem’e hükmetti. Devletinin sınırları Haremeyn’i, Mısır, Şam, Irak, Horasan, Cezire, Yemen, Mağrib
vs.’yi kapsıyordu.’
‘Hz. Muaviye’yi suçluyorlardı. Oysa Muaviye’ye ilk olarak Hz. Osman yetki vermiş değildi. Ona
Rasulullah, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer de yakınlık göstermişti. Valilerden, hayatı boyunca itibarını
devam ettiren çok kimse mevcuttur. Muaviye b. Ebi Süfyan bunlardandı. Hz. Ömer’in halifeliğinin
başından sonuna kadar vali idi. Onun idaresinde Şam, İslam vilayetlerinin en mamuru durumuna
geldi.’ 33
Hz. Muaviye saygın bir sahabî ve devlet adamı olmasaydı, Aşere-i Mübeşşere’den Sa’d b. Ebi
Vakkas (v. 55/675), ‘Hz. Osman’dan sonra Muaviye gibi hak ile hükmedeni görmedim’ şehadetinde
bulunur muydu? Tabiînin ileri gelenlerinden Busr b. Said el-Medenî (v. 100/718), Abdullah el-Eşec elBekîr (v. 127/745), Leys b. Sa’d (v. 175/791) vb.leri bu şehadeti onaylarmıydılar?34
İbn Teymiyye, ‘Ebu Bekir ve Ömer dışında kıyas yapılırsa Muaviye’den daha hayırlı bir idareci
yoktur’ demektedir.35
Hz. Muaviye, Şam’daki kırk yıllık yöneticiliği (20 yıl vali, 20 yıl halife) boyunca, ‘Her tabakadan
insanlara iyilik yapan, hayır yapanları destekleyen, cahillere hilimle yaklaşan; böylece eksikliklerini
gideren, Şeriat-ı Muhammediyye’nin hükümlerini azim, kararlılık, iman ve şefkatle uygulayan,
namazlarda imamlık yapan, toplumu iyilik ve güzelliğe yönlendiren, savaşlarda komutanlık yapan bir
liderdir.’
Hz. Muaviye, huzuruna aldığı vezir ve ileri gelenlere hergün şöyle derdi: ‘Herkes size asiller
diye hitap ediyor. Bu asil olduğunuz için değil, burada benim huzurumda oturmanıza müsaade edildiği
içindir. Bu sebeple huzuruma kabul olunmayanların menfaatlerini gözet/le/mek ve onları korumak
vazifesi de size düşer.’ 36Kendisi de sıkıntısını bildirenlere yardım eder ve her türlü ihtiyaçlarını
karşılardı37. A’meş (v. 148/766), adalette Hz. Muaviye’yi Ömer b. Abdülaziz’e tercih ederdi.
‘Kişi Muaviye’ye, ‘Ey Muaviye! Ya bizi doğru yönetirsin veya biz seni doğrulturuz’ diyordu.
Muaviye, ‘Ne ile beni doğrultacaksınız?’ dediğinde adam ‘Sopayla doğrulturuz’ derdi. Muaviye, ‘O
zaman doğru yönetirim’ derdi.’38
İbn Asakir (v. 571/1175), bir adam Ebu Zür’a er-Razî’ye (v. 264/878), ‘Muaviye’ye kızıyorum’
dedi. Ebu Zur’â, ‘Niçin?’ diye sordu. Adam, ‘Ali ile savaştı’ dedi. Ebu Zur’a, ‘Yazıklar olsun sana!
Muaviye’nin Rabbi Rahîmdir; hasmı ise kerîmdir, sana ne oluyor da aralarına giriyorsun?’ dedi.39
Şayet halifelik ölçüsü Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer ise, İslam tarihinde o ölçüye ulaşan kimse
olmamıştır. Şayet ölçü, ehliyet, kabiliyet, adalet, şer’î hükümleri uygulama, ufuk genişliği ve cihat ise
Hz. Muaviye hiç bir halifeden geri değildir. Hz. Muaviye, ‘Devletin menfaatleri bahis mevzuu olunca
hiç bir şeyi yapmaktan çekinmeyen bir yaratılışta idi.’
İbn Teymiyye (v. 728/1328), ‘Muaviye’nin, yönetimi en hayırlı yöneticilerin yönetimiydi. Halk
onu seviyordu. Sahihayn’deki rivayete göre Rasûlullah (s) buyurur: ‘İdarecilerinizin en hayırlısı sizin
sevdiğiniz, onların sizi sevdiği; onlara dua ettiğiniz, onların size dua ettiği; en kötüleri (şerlileri),
onlardan nefret ettikleriniz, onların sizden nefret ettikleri, onlara sövdükleriniz (lanetledikleriniz),
onların sizi lanetledikleridir’ demektedir
Evet, İslam geleneğinde Hz. Hz.Muhammed’in (s.a.v) sahabilerinden ve İslam tarihindeki diğer saygın kişilerden bahsederken yaygın olarak kullanılır.
Emevi hanedanının beşinci halifesi olarak görev yapan Muaviye ibn Ebu Süfyan, konumu ve erken İslam tarihine katkılarından dolayı sık sık Hazreti Muaviye olarak anılır. Hz. Muhammed (s.a.v.) döneminde ve daha sonra halife olarak önemli bir rol oynamıştır.
Hazreti gibi saygı unvanlarının kullanılmasının İslam’da dini bir zorunluluk değil, kültürel bir uygulama olduğuna dikkat etmek önemlidir. Bazı Müslümanlar, belirli kişilere saygı ve hürmet göstermek için bu tür unvanları kullanabilirken, kullanımları farklı kültürler ve bölgeler arasında farklılık gösterir. İslam’da en büyük saygı ve hürmet Allah’a (Allah) ve Hz. Muhammed’e (sav) mahsustur.
Herhangi bir yanlış anlaşılmayı veya yanılgıyı önlemek için Hz.
İslam tarihinde Hz. Muaviye’ye “Hz.” şeklinde bir takı kullanımı yaygın değildir. “Hz.” terimi, genellikle İslam peygamberi Muhammed’e (sallallahu aleyhi ve sellem) ve bazı özel sahabilere (Allah onlardan razı olsun) hitap ederken kullanılır.
Hz. Muaviye, Emevi Hanedanı’nın kurucusu ve İslam tarihinde önemli bir figürdür. O, İslam’ın erken dönemlerinde Halife olarak görev yapmıştır. Ancak, “Hz.” takısı sadece Muhammed peygamber ve bazı özel sahabilere ait bir saygı ifadesidir.
Bu nedenle, genel olarak Hz. Muaviye için “Hz.” takısının kullanılmadığını söyleyebiliriz. Ancak, İslam tarihçileri veya bazı alimler, ona saygı ifadesi olarak bu takıyı kullanabilirler. Bu, tercih edilen bir hitap şekli değildir ve yaygın olarak kullanılan bir uygulama değildir.