Share
Hanefi Mezhebine Göre Müzaraa (ziraat ortaklığı)
Question
İSLAMDA MUZARAA (ZİRAAT ORTAKLIĞI)
S.1. Müzaraa nedir?
C.1. Müzaraa sözlükte, Müfaala vezninde zar’a’dan türemiş olup ekme ve toprağa tohum atma anlamına gelir. Istilahta, Bir tarafın arazisi diğer tarafın çalışmasından oluşan bir şirket akdidir. Yani arazi ekilir gelir ortaklar arasında paylaşılır. Başka bir tanıma göre, ürünün bir bölümü karşılığında ziraatçılık üzerine yapılan bir ortaklık akdidir. Muhabere, muhakele olarak da adlandırılır. Iraklılar bu akte Karah adını vermişler.
S.2. Müzaraa’nın hükmü nedir?
C.2. Ebu Hanife, müzaraa akdini gelirin üçte veya dörtte biri karşılıgında yapmak batıldır diyor.
Ebu Yusuf ve Muhammed’e göre caizdir.
S.3. Müzaraa kaç çeşittir?
C.3. Müzaraa, İmameyne göre dört şekilde olur. a)Arazi ile tohum bir ortağa, çalışmak ile çift diğer ortağa ait olursa müzaraa caizdir.
b)Arazi birinin, çalışmak, çift ve tohum da diğerinin ise, müzaraa caiz olur.
c)Arazi, çift ve tohum birisine ait, çalışmak ta birisine ait ise yine caiz olur.
d)çift birisinin, tohum ve çalışmakta digerine ait olursa müzaraa caiz olmaz
S4. Müzaraada müddet şartı var mıdır?
C4. Müzaraa ancak belli bir müddet için yapılabilir.
S.5. Müzaraanın şartları nelerdir?
C.5. Araziden alınan mahsulün, taraflar arasında ortak olması müzaaranın şartlarındandır. Eğer taraflardan birisine belli birkaç ölçek şart koşulursa, müzaraa batıl olur. Eğer birisine büyük ve küçük nehirlerin kenarındaki tarlalar şartı konulursa yine müzaraa fasit olur. Müzaraa akdi sahih yapılmışsa, çıkan mahsul şarta göre, ikisinin arasında taksim edilir. Arazi bitmediği takdirde, çalışan bir şey alamaz. Müzaraa akdi fasit ise, çıkan mahsul tohum sahibinin olur, tohum arazi sahibinin, çalışana ücreti’l misil, verilir. Ancak ücret mahsulden payına düşeceği miktardan daha fazla olmamalıdır. Muhammed’e göre, ücreti ne kadar olursa olsun verilecektir.Eger tohum çalışana aitse, tarla sahibine ücreti’l misil verilir.
Müzaraa muamelesi akdolduktan sonra tohum sahibi çalışmaktan vazgeçerse zorlanamaz, digeri çalışmak istemezse, hākim çalışmaya icbar eder.
Taraflardan birisi ölürse, müzaraa bozulur. Müzaraa müddeti, mahsulun yetişmesinden önce biterse, mahsulün olgunlaşmasına kadar olan müddet için, muzari (ziraat akdini yapan) payina düşen ücreti misli arazi sahibine verir.
Ziraata yapılan masraf, haklarına göre, her ikisine de düşer.
Ekini biçenin, taşıtanın, dövenin ve savuranın ücretleri hisselerine göre, her ikisi de öder.
Eğer iki taraf akit yaparken bu masrafı çalışana yükletmişseler akit bozulur.
Kolay Hanefi Fıkhı Soru Cevaplı
İtisam Yayınları
Answer ( 1 )
Hanefi mezhebine göre müzaraa (ziraat ortaklığı), bir kişinin toprağını başka birine ekip biçmesi için vermesi ve elde edilecek ürünün belirli oranlarda paylaşılması esasına dayanan bir akittir. Bu uygulama, İslam hukukunda tarımsal üretimi teşvik etmek ve topraksız çiftçilerin de üretime katılmasını sağlamak için geliştirilmiş bir ortaklık modelidir.
Müzaraa’nın Tanımı ve Şartları
Hanefi fıkhına göre müzaraa, toprak sahibinin toprağını ekilmek üzere çiftçiye vermesi ve çıkan ürünün belirli oranlarda paylaşılmasıdır. Bu ortaklıkta toprak sahibi toprağı, çiftçi ise emeğini ve tarım becerisini ortaya koyar.
Müzaraa’nın geçerli olması için şu şartların sağlanması gerekir:
Taraflar: Akdi yapan taraflar ehliyet sahibi olmalıdır.
Toprak: Üzerinde ekim yapılabilecek ve ürün alınabilecek bir arazi olmalıdır.
Ürün Paylaşımı: Önceden belirlenmiş bir oran üzerinden paylaşım yapılmalıdır. Örneğin, ürünün %50’si toprak sahibine, %50’si çiftçiye verileceği kararlaştırılabilir.
Geçerli Süre: Taraflar arasında belli bir süre için anlaşma yapılmalıdır.
Ekim ve İşleme: Çiftçi toprağı ekip biçmelidir; sadece toprak sahibinin çabasıyla üretim sağlanmamalıdır.
Mübah Olma: Ekilecek ürün İslam hukukuna uygun olmalıdır.
Müzaraa’nın Hükmü
Hanefi mezhebinde müzaraa caizdir ancak bazı şartlar altında kerahetle (mekruh olarak) kabul edilir. Bu mezhebe göre, toprak sahibi de müzaraa sırasında toprakla ilgilenmeli ve ortaklık içinde aktif bir rol almalıdır. Eğer sadece toprağını verip hiçbir çaba sarf etmezse ve tüm işi çiftçi yaparsa, bazı Hanefi fakihleri bu durumu uygun görmemiştir.
Hanefi fakihlerinden Ebu Hanife, müzaraa sözleşmesini caiz görmemekle birlikte, öğrencileri olan Ebu Yusuf ve İmam Muhammed bu uygulamayı şartları yerine getirildiğinde caiz kabul etmişlerdir. Günümüzde genel olarak Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’in görüşü benimsenir.
Müzaraa ile İlgili Hadisler ve Deliller
Müzaraa konusunda farklı hadisler vardır. İbn Ömer’den rivayet edilen bir hadiste, Hz. Peygamber’in (s.a.v) Hayber arazisini müzaraa şeklinde işlettirdiği belirtilmektedir (Buhari, Müzaraa, 1). Bu, müzaraa uygulamasının Peygamber dönemi pratiğine dayandığını gösterir.
Ancak başka hadislerde Hz. Peygamber’in müzaraa ile ilgili bazı uygulamalara karşı çıktığı da bildirilmiştir. Hanefi mezhebi bu hadisleri değerlendirirken, yanlış uygulamaları yasaklayan hadislerle, uygun şartlarda yapılan müzaraa uygulamalarını ayırt etmiştir.
Sonuç
Hanefi mezhebine göre müzaraa, belli şartlar sağlandığında caizdir, ancak en ideal olanı toprak sahibinin de tarımsal sürece katkı sağlamasıdır. Günümüzde tarım ekonomisinin gelişmesi ve farklı iş modellerinin ortaya çıkmasıyla birlikte, Hanefi mezhebinde müzaraa konusunda Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’in görüşleri daha yaygın olarak benimsenmiştir.