Paylaş
Hacda Tartışmak,Günaha Sapmak Neden Caiz Kılınmıştır?
Question
Hacda Cidal
S0RU: Kur’an’da “hacda cidal yoktur” (Bakara/197) buyuruluyor. ondan maksat nedir?
CEVAP: Evet Kur’an’da şöyle buyurulmuştur:
Hac bilinen aylardadır. Kim o aylarda hacca niyet eder (ihrama girerce hac esnasında kadına yaklaşmak (cinsel ilişkide bulunmak) günah sayılan davranışlara yönelmek ve cidal (kavga) yoktur. Hayır işlerden neyi yaparsanız Allah onu bilir. (Ey mü’minler!) Ahi-ret için azık edinin! Bilin ki azığın en hayırlısı takvadır. Ey akıl sahipleri yalnız benden korkun. (Bakara/197)
Cidal kavga eder ve meydan okur tarzda konuşmaktır. Deniliyor ki cidâl’de asıl olan iki kişinin güreşip, birinin diğerini yere vurması-dır. Bir başka deyişe göre cidal, övünerek ve üstün gelmeyi arzu ederek bir kimseye karşı gelmek, onun deliline delil göstermektir. Cidal ile aynı kökten olan mücâdele ise düşmanca tartışmaktır.
Şunu anlamalıyız ki hacda yasaklanan cidal, hak olmayan ve üstünlük sağlamak için yapılan cidaldir. Fakat yol gösterici, ihlaslı tartışma, hakkı aramak ve hakikati ortaya koymak için yapılan cidal yasak olmayıp, iyi birşey ve müstehabtır. Hatta gerekli bir hal aldığında va-cib bile olur.
Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
(Ey Muhammedi) Sen, rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Çünkü rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, hidayete erenleri de en iyi bilendir. (Nahl/125)
Kur’an’da cidâl’in, iyi insanın özelliği olmadığına üstü kapalı işaret edilmiştir. Kehf Suresinde: “.. .insanoğlu tartışmaya her şeyden çok düşkündür” (Kehf/54) buyurulmuştur.
Bir diğer ayette şöyle buyuruluyor:
İnsanlardan, bilgisi olmaksızın Allah hakkında tartışmaya giren ve her inatçı şeytana uyan bir takım kimseler vardır. (Hac/3)
Lokman suresinde de şu ayet yer alıyor: .insanlar içinde, -ne bilgisi, ne rehberi, ne de aydınlatıcı bir kitabı yok iken Allah hakkında tartışan kimseler vardır (Lokman/20) peygamber bu konuda şöyle buyuruyor: Tartışmacı topluluklar mutlaka sapıtır. Bir diğer hadisleri de şöyledir:
Hidayete erdikten sonra dalâlete (sapıklığa) düşmeyen bir topluluk, tartışmacılığa kapılırsa sapıtır.
Ayet ve hadislerdeki cidâl’e (tartışmaya) olan bu bakış, bilimsel araştırmayı, bilgi edinmek için tartışmayı ve gerçekleri araştırmak için mücadeleyi yasaklamak anlamına gelmez. -Hz. Peygamber’in muradını Allah bilir ya- Rasûlullah bu sözleri ile batıl uğrundaki verimsiz tartışmaları ve basit meseleler için verilen, hiç bir yararı olmayıp, zararı önlemeyen mücadeleyi yasaklamıştır. Yasak olan, karşıdaki insana ne yol ile olursa olsun üstün gelmek için yapılan cidaldir. Böyle bir cidal az olsun, çok olsun, hac yapan kişiye de, ahlâklı bir müslümana da yakışmaz.
Hz. Peygamber şöyle buyurur:
Her kim haksız durumda iken tartışmayı terk ederse, ona cennette bir ev yapılır. Haklı iken tartışmayı terk edene cennetin ortasında bir ev yapılır. Her kim de ahlâkını güzelleştirirse ona cennetin en yüksek yerinde bir ev yapılır.
Bir diğer hadis de şöyledir:
Devamlı düşmanlık duygusu içinde olman günah olarak sana yeter.
Tefsir âlimleri şöyle diyor: Hacda kadınla cinsel ilişki, günah sa-ar” Şeylere yönelme ve cidal yasağının hikmeti Harem-i Şerifin şanı yüceltmek ve orada günah işlemenin daha ağır bir suç olduğunu irmektir. Çünkü işin yapıldığı yer ve zaman değişiktikce yapılan iş eger ve suç bakımından değişik olur.
“sanlarla toplu halde bulunmanın edebi, insanın eşi ile başbaşa lgı 2arnanki gibi değildir.
İnsan Allah’ın huzurunda ve ibadet vakitlerinde iken, en faziletli halde ve en mükemmel edep üzere olmalıdır.
Konunun önemini kavramak için Mescid-i Haram denilen Allah’ın evi denilerek Allah’a nisbet edilen yerde ibadet edildiğini düşünmek yeter.
Hacı devamlı, Allah’ın evini ziyaret etmekte olduğunu hatırlamalı, devamlı Allah’a yönelmeli hep maksadı Allah olmalı, O’nun ziyafetinde olmakla şeref kazanmalıdır.
Bu itibarla bu temiz mekana yaraşmayan, eskiden edindiği alışkanlıklardan kendisini sıyırmalıdır.
Hacca giden kimsenin güzel ahlâklı olması, iyi alışkanlıklar edinmesi ona ne çok yakışır! Hacı kendisini ilgilendirmeyen laflar etmemeli, faydası olmayan söz söylememelidir.
Tâ ki Hz. Peygamber’in “Her kim hacceder de kadınla ilişki kurmaz ve günah işlemezse (hacdan) anasından doğduğu günkü gibi (günahsız) döner” sözü gerçekleşmiş olsun
Answer ( 1 )
Hacda tartışmak ve günaha sapmak, İslam’ın temel öğretileriyle çelişen davranışlardır. Ancak bu tür fiillerin, hac esnasında “caiz kılınması” ifadesi, doğru bir şekilde anlaşılmalıdır. Hac sırasında, özellikle de ihram halindeyken, bazı durumlar göz önünde bulundurulmalı ve bunların neden kaynaklandığı açıklığa kavuşturulmalıdır.
İslam’da hac, çok özel bir ibadettir ve bu ibadetin belirli kuralları vardır. İhram halindeyken, hacıların kendilerini Allah’a en yakın hissettikleri, maddi ve manevi temizlik için hazırlık yaptıkları bir dönemdir. Hac ibadeti sırasında, günlük hayatta serbestçe yapılabilen pek çok şey yasaklanmış, ancak bazı istisnai durumlarda küçük hatalar, kasıtlı olmayan ihmaller veya zorunlu hallerde günah işlemeler toleransla karşılanabilir. Örneğin:
Tartışma ve Kavgalar: Hac ibadeti sırasında, ihramda bulunan bir kimse, sinirli olabileceği veya sabrını yitirebileceği durumlarla karşılaşabilir. Böyle durumlar için dinimizde, tartışmaların ve kavgaların engellenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ancak bazen insanlar bu kuralları ihlal edebilirler. Eğer bir kimse bilerek tartışmaya girerse, bunun cezai bir karşılığı olabilir. Ancak, bazı hafif düzeydeki yanlış davranışlar, niyetin bozulmadığı ve kalben samimi olunan durumlarla ilişkiliyse, hacıların affedilmesi umulur.
Günaha Sapmak: Hac sırasında günaha girmek, kötü bir davranış sergilemek genellikle istenmeyen bir durumdur. Ancak hac, insanın kalbini temizlemeye yönelik bir yolculuk olduğundan, hacıların hatalarından dönüp tövbe etmeleri beklenir. Hac, aynı zamanda sabır, fedakarlık ve affedicilik gibi erdemleri geliştirme sürecidir.
Sonuç olarak, hac esnasında tartışmaların ve günah işlenmesinin “caiz kılınması” ifadesi, insanların bu tür hataları işlemelerinin, Allah’ın sonsuz affı ve rahmetiyle bağışlanabilecek bir durum olarak görülmesindendir. Ancak, hacılar için bu tür davranışlardan kaçınmak, niyetin doğruluğu ve içsel temizlik büyük bir önem taşır. İslam, her durumda iyi niyet ve samimiyetle yapılan hataların affedilmesini öğütler.