Share
Elfazı küfür sözler
Question
Elfazı küfür
Selamın aleyküm.
1) Bilmeden de olsa söylenen söz insanı kâfir yapıyorsa, elfazı küfür yapan biri bilmeden kâfir olduğunu düşünerek kelime-i şahadet getirse tekrar müslüman olabilir mi? Ben yapmadım ama yanlışıkla yaparsam diye korkuyorum.
2) Ayrıca birisi namazını kaçırmıyor, orucunu tutuyor, zekâtını veriyor ama bilmeden elfazı küfür ile kâfir olmuş elfazı küfür üzere ölen kişi sonsuz cehennemde mi olacaktır? Yani müslümanca yaşamış birisi ile inanmayan birisi bir mi olacak? Ben bu konuyu okuyunca çok korkmaya başladım açıkçası. Dikkat etmek lazım tabi ki ama insanız sonuçta bilmeden ya da yanlışlıkla söyleyip ölürsek çok kötü bir şey…
Zaten çok vesvesesi olan biriyim okudukça korkuyorum. Bu duayı okuyorum: Allahümme, innî eüzü bike min en üşrike bike şey’en ve ene a’lemü ve estağfiruke lima la a’lemü. İnneke ente allamü’l-ğuyûb
Cevap:
Kelime-i şehadet getirip tekrar Müslüman olursunuz. Bilmeden yapmış olduklarınızdan sorumlu değilsiniz.
Vesvese konusunda gerçekten yalnız değilsiniz, pek çok insan bu tür konularda endişeler yaşayabiliyor. Öncelikle, İslam’da niyet çok önemlidir. Bir kişi bilmeden bir şey söylediğinde, niyetinde kötü bir şey yoksa bu durumdan dolayı dinden çıkmış sayılmaz. Allah, kullarına karşı merhametlidir ve kasıt olmadan yapılan hataları bağışlayıcıdır.
Sorularınıza yanıt olarak:
- Kelime-i Şehadet getirmek: Eğer kişi şüpheye düşerse, kelime-i şehadet getirerek imanını tazeleyebilir. Bu, huzur bulmak adına faydalıdır. Ancak, İslam’a göre kişi bilmeden elfaz-ı küfür içerikli bir şey söylerse, bilinçli bir niyet taşımadığı sürece dinden çıkmaz. Allah kulunu kalbine göre değerlendirir.
- Elfaz-ı küfür ile ölen kişi: Eğer kişi İslam’ın temel ibadetlerini yerine getiriyorsa ve kalben iman etmişse, bilmeden söylenen sözlerden dolayı cehennemlik olmaz. Allah, kullarının samimiyetini bilir ve bilinçsiz hataları affeder. Ayrıca, İslam alimleri “bilgisizlik ve gaflet” halinde yapılan hataların kişinin imanına zarar vermeyeceğini ifade ederler.
Tavsiyeler:
- Sürekli bu konuları düşünerek vesveseye kapılmamak için güvenilir kaynaklardan destek almak faydalı olabilir.
- Günlük dualar ve istiğfar etmek vesveselere karşı bir kalkandır. Okuduğunuz dua da bu konuda güzel bir duadır.
- Kendinizi sürekli kontrol etmeye çalışmak yerine Allah’a olan güveninizi pekiştirmeye odaklanın.
Sonuç olarak, İslam bir denge dinidir ve Allah’ın rahmeti çok geniştir. Küçük hatalardan dolayı dinden çıkıldığını düşünmek yerine Allah’a olan güveninizi artırmaya ve huzur bulmaya yönelin.
Benzer Konular:
Answers ( 48 )
1 kişi bir amel işledi ve küfre düştü daha sonra tövbe ederken işlediği bütün(bilip bilmeden isteyip istemeden hata ile unutarak yanlışlıkla ile aklında olan olmayan) küfür olan bütün amellere tövbe etti daha sonra o tövbe ettiği amel dışında bir amel daha küfürmüş bu kişi tekrara tövbe etmeli midir? şöyle örnek vereyim,bir kişi dini şaka yaptı dinle dalga geçti dinden çıktı, sonra bu ve diğer bütün dinden çıkaran amellerine tövbe etti daha sonra aradan zaman geçti eskiden işlediği farklı bir amel aklına geldi (örnek:falcıya gitti dediğini tasdik etti) bu kişi tekrara tövbe etmeli midir? bir de bu kşişi bu işlediği amele tövbe etti diyelim daha sonra yine farklı bir ameli geldi aklına yine tövbe etmeli midir yani kısaca bir kez tüm amellerine tövbe etmesi yeterli midir? yoksa her aklına gelene tövbe etmelimidir tekrardan?
Tövbe, İslam’da samimi bir pişmanlık ve dönüş anlamına gelir ve Allah’ın merhameti sınırsızdır. Eğer bir kişi işlediği küfür olan tüm amellerine topluca tövbe ettiyse ve içten bir şekilde “bilerek, bilmeyerek, farkında olarak ya da olmadan işlediğim tüm küfürlerden pişmanım” diyerek tövbe ettiyse, bu tövbe genel anlamda geçerlidir ve yeterlidir.
Ancak, insanın aklına sonradan spesifik bir günah veya küfür hali geldikçe, o günaha özel olarak tövbe etmesi de daha iyidir ve kalbi daha rahatlatır. Çünkü tövbenin temel şartları şunlardır:
İşlenen günahı/küfrü terk etmek,
Pişmanlık duymak,
Bir daha yapmamaya kesin karar vermek,
Hakkı ihlal edilmişse onu telafi etmek (kul hakkı gibi).
Eğer kişi, geçmişte işlediği bir günahı veya küfrü unutmuş, fakat sonradan hatırlamışsa, tövbesi boşa çıkmaz. Ancak bu hatırlanan günaha tekrar tövbe etmek, kişinin Allah’a karşı samimiyetini pekiştirir ve manevi huzur sağlar.
Sonuç olarak:
Bir kez tüm küfür ve günahlara genel bir tövbe etmek yeterlidir.
Ancak, sonradan akla gelen spesifik bir günaha ayrıca tövbe etmek, kişinin manevi hassasiyetini artırır ve Allah’a daha yakın olmasını sağlar.
Önemli olan, samimi bir kalple Allah’tan af dilemek ve bir daha aynı hataya dönmemeye niyet etmektir.
Allah Tevbe Suresi 104. ayette şöyle buyurur:
“Bilmiyorlar mı ki, kullarının tövbesini kabul eden ve sadakaları alan yalnız Allah’tır? Şüphesiz tövbeleri çokça kabul eden ve çok merhametli olan O’dur.”
Bu yüzden, hatırladıkça tövbe etmekte fayda vardır, ancak Allah’ın affediciliğine güvenerek vesveseye kapılmamak da önemlidir.
İşimiz Allaha kaldı demek caiz mi ? Ama şu yönüyle önlemlerini alırsin gerisi Allaha kalır. Savaşmadan önce Çelik yelek giymek, sınava gırmeden önce çalışmak,gibi sen yaparsin elinden geleni sonra bu lafı söylemek dinden çıkarır mı?
“İşimiz Allah’a kaldı” ifadesi, niyetine ve bağlamına göre farklı şekillerde değerlendirilebilir. Eğer bu söz, elden gelen tüm çaba gösterildikten sonra Allah’a tevekkül etmek anlamında kullanılıyorsa, bu caizdir ve İslam inancına uygundur. Nitekim İslam’da tevekkül, kişinin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdikten sonra Allah’a güvenmesi anlamına gelir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de bunu şu şekilde ifade etmiştir:
“Deveni bağla, sonra Allah’a tevekkül et.” (Tirmizi, Kıyamet 60)
Bu hadis-i şerif, insanın üzerine düşeni yapması gerektiğini, ardından Allah’a güvenmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Örneğin:
Sınav öncesi çalışıp “Artık işimiz Allah’a kaldı” demek,
Hastalığa karşı tedbir alıp “Gerisi Allah’a kaldı” demek,
Savaşa hazırlık yapıp gerekli tedbirleri aldıktan sonra Allah’a güvenmek,
Bu tür durumlarda kullanılan ifade, dini açıdan sakıncalı değildir, aksine tevekkül anlayışına uygundur. Ancak, hiçbir çaba sarf etmeden tamamen kaderci bir anlayışla “İşimiz Allah’a kaldı” denilirse bu, İslam’ın teşvik ettiği çalışma ve gayret prensibine ters düşebilir.
Sonuç olarak, önlemler alındıktan sonra bu sözü söylemek dinden çıkarmaz ve tevekkül kavramına uygundur. Ancak, hiçbir çaba sarf etmeden bu sözü kullanmak, İslam’ın sorumluluk bilinciyle çelişebilir.
tövbe etmiyorum çünkü bir daha yapacsğımı biliyorum vazgeçeniyorum demek günah mıdır
Ben şu anda Müslümanım ileride ne olur bilmiyorum Allah bilir sözü küfür müdür
bayan çalışana kolay gelsin demenin hükmü nedir küfür olur mu
girmesi haram olan yere hoşgeldiniz hoşbulduk demenin hükmü nedir küfür olur mu
Soruların gerçekten önemli ve hassas konulara değiniyor. Bunları cevaplarken, İslam’daki temel prensiplere dayanarak açıklamalar yapacağım. Ancak dinî konularda en doğru ve güvenilir bilgiyi bir din âlimine ya da müftülüğe danışarak almanın en sağlıklı yol olduğunu unutma.
1. “Tövbe etmiyorum çünkü bir daha yapacağımı biliyorum, vazgeçemiyorum” demek günah mıdır?
Bu tür bir düşünce, kişinin günah işleme eğiliminde olduğunu fark ettiğini ve tövbe etmekte zorlandığını gösteriyor. İslam’da tövbe, pişmanlık duymak ve bir daha yapmamaya niyet etmektir. Eğer kişi gerçekten vazgeçemeyeceğini düşünüyorsa bile, Allah’ın merhametini unutmamalı ve yine de tövbeyi ihmal etmemelidir. Tövbeyi ertelemek veya yapmamaya karar vermek yerine, Allah’tan güç istemek ve adım adım günahı terk etmeye çalışmak en doğru olandır.
Ancak “Nasıl olsa tekrar yapacağım” diyerek hiç tövbe etmemek, kişiyi umutsuzluğa sürükleyebilir ve bu da İslam’da hoş karşılanmaz. Çünkü Allah’ın rahmeti geniştir ve kulunu her zaman affedebilir.
2. “Ben şu anda Müslümanım, ileride ne olur bilmiyorum, Allah bilir” sözü küfür müdür?
Bu cümlede niyet önemlidir. Eğer kişi, samimi bir şekilde geleceği Allah’ın bildiğini ve imanını kaybetmekten korktuğunu ifade ediyorsa, bu küfür sayılmaz. Ancak, dini bir şüphe veya tereddüt ile söylenirse, iman zayıflığına işaret edebilir. İslam’da iman, kalben tasdik ve dille ikrardır. Geleceği Allah’ın bildiğine inanmak doğru bir düşüncedir; önemli olan, Allah’a tevekkül etmek ve iman üzere kalmaya niyet etmektir.
3. Bayan çalışana “Kolay gelsin” demenin hükmü nedir, küfür olur mu?
“Kolay gelsin” ifadesi, genel bir nezaket ve iyi dilek sözüdür. Burada bir sakınca yoktur ve küfür sayılmaz. Ancak, İslam ahlakına uygun bir şekilde ve niyetin temiz olması şartıyla söylenmelidir. Samimi bir selamlama veya iş ahlakına uygun bir söz olarak görülmelidir. Eğer herhangi bir kötü niyet veya İslami sınırları aşan bir durum yoksa, bunun dinî bir sakıncası olmaz.
4. Girmesi haram olan bir yere “Hoş geldiniz, hoş bulduk” demenin hükmü nedir, küfür olur mu?
Haram bir mekâna girmek zaten dinen sakıncalıdır. Böyle bir yere girildiğinde “Hoş geldiniz, hoş bulduk” gibi ifadeler kullanmak, ortamı normalleştirmek anlamına gelebilir. Eğer kişi orada bulunmayı onaylamıyorsa ve istemeyerek girmişse, bu tür ifadeleri kullanmaktan kaçınmak daha iyidir. Ancak burada asıl mesele niyettir; eğer kişi haram olan bir şeyi meşru görerek veya önemsemeyerek söylerse, bu iman açısından tehlikeli olabilir. Fakat sadece nezaketen söylenmişse küfür olmaz, ancak dikkatli olmak gerekir.
Eğer bu tür durumlar hakkında daha derin bir bilgi almak istersen, bir din âlimine danışmanı tavsiye ederim.