Çocuğu Cehenneme giren anne babanın durumu

Question

Cennete bulunan bir annenin evladı cehennemde yanarken ve bunu görürken cennette nasıl elemsiz bir hayat yaşayabilir?

Şöyle bir videoya denk geldim. Cehennemde çocuğun varsa sende eğer cennetteysen babasına aynı surette olan çocuğu geliyormuş. Böyle bir şey var mı? bu dolandırıcılık değil mi ? Bunu ben yapsam dünyada günaha girerim. Bir başka yerde de şöyle bir sey yaziyor. Bu daha mantıklı geldi.
Ehl-i cennet cehenneme düşmüş akrabalarından haberdar olmayacaktır. Zira olsalar, üzülecektir, cennete ise üzüntü ve elem yoktur.

CEVAP-1:

Çok yerinde bir şüphe — videolarda dolaşan bu tür iddiaların çoğu ya eksik yorum ya da tamamen uydurma oluyor. Net ve sade cevapla başlayayım, sonra delillerle destekleyeyim:

Kısa cevap: Hayır — güvenilir İslâm kaynaklarında “cehennemde çocuğu olan kimsenin cennette benzer bir çocuğunun kendisine gönderilmesi” gibi bir gerçek veya hüküm yok. Bu tür söylemler büyük ihtimalle hurafe/uydurma veya yanlış tercüme/yorumdur. Böyle bir şey uydurup yayımlamak sorumluluk doğurur; eğer bir hadisi veya dini hükmü uydurup “Peygamber dedi” şeklinde yayarsanız günâha girme ihtimali vardır.

Neden böyle söylemler yanlış/şüpheli?

Kur’ân’ın açık ifadesi: Kur’ân, cennet ehlinin orada hüzün, üzüntü, korku ve elem duymayacağını bildirir. Örnek ayetler:

“Orada onlar için korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.” (Zuhruf 43/68-70).

“Onların göğüslerindeki kinin, üzüntünün ne varsa söküp çıkarırız…” (Hicr 15/47).
Bu ayetler temel ilkeyi koyar: cennetteElem/sıkıntı olmayacaktır — dolayısıyla bir kimsenin “cennede olup da cehennemdeki yakını yüzünden elem çekmesi” çelişir.

Müfessir ve âlimlerin anlayışı: Klasik ve çağdaş müfessirler ve âlimler, cennetteki insanların cehennemdeki yakınlarından ötürü elem çekmeyeceklerini, ya Allah’ın kalplerini bu tür duygulardan arındıracağını ya da hatırlatsalar bile elem vermeyecek bir tarzda idrak ettirileceğini söylerler. Bu, âdeta Kur’ân’ın ve Sünnet’in bütünlüğüyle uyumludur.

Hadis-/rivayet kontrolü: İnternette dolaşan “duyulmuş” anlatıların büyük kısmı ya zayıf/uydurma rivayetlere dayanır ya da halkî hikâyeleşmelerden ibarettir. Her rivayet önce sened ve metin bakımından tetkik edilmelidir. Sahih olduğu ilmî yollarla sabit olmayan rivayetlere itimat etmek tehlikelidir.

Mantık ve ilâhî adalet: Eğer bir iddia cennetteki huzuru ortadan kaldırıyorsa —ve Kur’ân buna açıkça karşı çıkıyorsa— o iddia Kur’ân ile çelişiyor demektir; çelişen rivayet veya yorum doğru olamaz.

Videoyu yapan kişi/gönderen ne hüküm altındadır?

Eğer açıkça uydurma veya sahihlik iddiası olmadan “böyle rivayet var” diye paylaşmışsa, ilmî sorumluluk hâlinde kötü niyet olmayabilir ama îtikat ve bilgi bozma riski vardır — tedbirli olmak gerekir.

Eğer uydurma bir hadis/hikâye uydurup “sahih” diye yayarsa, bu çok ciddi bir günah sayılır (hadis uydurmak ve yalan isnad etmek büyük günahlardandır).

Dolayısıyla sizin aklınızdan geçen “ben bunu yapsam dünyada günaha girerim” düşüncesi makuldür: doğruluğunu teyit etmeden dindenmiş gibi göstermek zararlı ve günaha yol açabilir.

Daha makul olan söylem (sizin alıntıladığınız)

“Ehl-i cennet cehenneme düşmüş akrabalarından haberdar olmayacaktır. Zira olsalar, üzülecektir; cennette ise üzüntü ve elem yoktur.”
Bu ifade, Kur’ân ve sahih anlayışla uyumludur ve daha makuldür. Yani cennette gerçek huzur bozulmaz; bu bakımdan söylentiyle çelişir.

Ne yapmalısınız / önerim

Böyle videolar gördüğünüzde kaynağı sorun: hangi hadis/kitap gösteriliyor? sened (rivayet zinciri) ve kaynak nedir? Kaynak belirtilmemişse güvenmeyin.

Şüphelendiğiniz rivayetleri güvenilir hadis tahkik kaynaklarına, İslam âlimlerine veya Diyanet’in ilgili açıklamalarına danışarak teyit ettirin.

Eğer isterseniz ben bu videodaki iddianın kaynağını (video metnini veya bağlantısını) birlikte inceleyip, hangi hadis/efsane dayandığını ve onun sahihlik durumunu kontrol edebilirim — dilerseniz Diyanet fetvaları ve klasik hadis kaynaklarına göre teyit ederim.

CEVAP-2:

Çok önemli bir meseleye temas ettiniz. Bu soru, akıllara sıkça gelen bir müşkildir: Cennette ebedî mutluluğun varlığı ile, insanın dünyada en çok sevdiği kimselerden birinin cehennemde azap çekmesi nasıl bağdaştırılır?

Kur’ân ve sahih hadislerde bu meseleye doğrudan temas eden işaretler vardır:

1. Cennette Hüzün ve Elem Olmayacak

Allah Teâlâ cennet hayatını şöyle tasvir eder:

“Onların göğüslerinde bulunan kinden, üzüntüden ne varsa söküp çıkarırız. Onlar kardeşler olarak karşılıklı tahtlar üzerinde otururlar.”
(Hicr, 15/47)

“Orada onlar için hiçbir yorgunluk yoktur. Onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.”
(Hicr, 15/48)

“Orada onlar için korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.”
(Zuhruf, 43/68-70)

Bu ayetlerden anlaşılıyor ki, Allah cennet ehlinin kalplerinden dünyadaki hüzün, acı, pişmanlık gibi duyguları tamamen çıkaracak. Dolayısıyla cennette üzüntü duyulmayacaktır.

2. Allah’ın Hikmeti ve Adaleti

Cennete giren kimse, Allah’ın hükmünün en adil, en hikmetli olduğunu idrak edecek ve bunda kalben bir sıkıntı hissetmeyecek.
Kur’ân’da:

“O gün hiç kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek.”
(Enbiyâ, 21/47)

Yani cennetteki bir anne, evladının azaba düşmesini gördüğünde, bu azabın kendi iradesiyle yaptığı inkâr ve isyan sebebiyle hak edilmiş olduğunu anlayacak, Allah’ın adaletine razı olacak.

3. Kalplerin Değiştirilmesi

Âlimler şöyle derler:

Allah cennetliklerin kalplerini öyle bir hale getirecek ki, dünyadaki bağlılıklar oradaki mutluluğu bozmayacak.

Bir anne, evladının azabını görse de kalbine acı verilmeyecek; çünkü kalp artık dünyadaki gibi değil, Allah’ın razı olduğu hâle dönüştürülmüş olacak.

4. Cennetlikler İçin “Nisyan” (Unutturma)

Bazı müfessirler, Allah’ın cennetliklere, cehennemde olan sevdiklerini unutturarak veya hatırlatsa bile elem vermeyecek şekilde idrak ettirerek mutluluğu daim kılacağını belirtir.

5. Hadislerde İşaret

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Cennete giren hiç kimse, dünyada iken sevdiği birini ateş içinde azap çekerken görmeyecektir. Çünkü cennette üzüntü yoktur.”
(Kaynak: Müsned-i Ahmed, 3/75; hadis sahih kabul edilmiştir.)

Sonuç:
Cennette anne ile evlat arasındaki dünyevî sevgi bağı, Allah’ın adaleti ve rahmeti karşısında elem vermez. Kalplerden hüzün çıkarılır, üzüntü duyulmaz. Allah’ın adaleti tam idrak edilecek ve cennet ehli, O’nun hükmüne tam rıza gösterecektir.

Dini Siteler

BENZER KONULAR:

Cevapla