Share
Allah’ın meleklere ihtiyaç nedeni
Question
Merhabalar! Aklıma takılan birkaç soru var. Birisiyle başlamak isterim. Allah neden bir şeyleri yapmak için meleklere gerek duyuyor? Kendisi ol dediğinde her şey olmuyor mu zaten? Dört büyük melek ve görevleri dışında birçok görevli melek var! Çok insansı bir düzen gibi gözükmüyor mu?
CEVAP:
Bu son derece derin ve önemli bir soru. Birçok insanın aklına gelmiş, ancak cevabını bulmakta zorlandığı bir konudur. Sorunuzu birkaç farklı açıdan ele alarak, İslam teolojisi (kelam) ve tasavvufundaki anlayışları özetlemeye çalışalım.
Sorunuzun özünde yatan “Allah her şeye kadirdir, o halde neden aracılara ihtiyaç duysun?” sorusunu, “Kudret” ve “İrade” çerçevesinde anlamak gerekir. Allah’ın meleklere ihtiyacı yoktur; bu bir “ihtiyaç” değil, “seçim” ve “hikmet” meselesidir.
İşte bu durumu açıklayan birkaç temel nokta:
1. Sebep-Sonuç Düzeni (Sünnetullah)
Allah, kâinatta belirli bir düzen (âdetullah/sünnetullah) yaratmıştır. Bu düzen, olayların genellikle sebepler zinciri içinde gerçekleşmesi şeklinde işler. Örneğin, bir ağacı yaratmak için tohumu, toprağı, suyu ve güneşi sebep kılar. Melekler de ilahi iradenin yerine getirilmesinde birer “sebep”tir. Allah, “Ol” emriyle her şeyi doğrudan yaratabilecek kudrette olsa da, bu düzeni ve sebepler silsilesini tercih etmiştir. Bu, kâinatın işleyişine bir düzen, ölçü ve anlaşılırlık kazandırır.
2. Meleklerin Rolü: İtaat ve Hizmet
Melekler, Allah’ın emirlerini harfiyen yerine getiren, asla isyan etmeyen, nurani varlıklardır. Onların varlığı:
İlâhi Emrin Taşıyıcılarıdır: Allah’ın yüce ve münezzeh (her türlü eksiklikten uzak) olması, her işe doğrudan müdahale etmesini gerektirmez. Bir hükümdarın emirlerini ileten elçileri olması gibi, melekler de ilahi iradeyi taşıyan ve uygulayan birer elçidir. Bu, hükümdarın aciz olduğu anlamına gelmez; aksine, saltanatının büyüklüğünü ve düzenini gösterir.
Bir Şeref ve İtibar Vesilesidir: Örneğin, vahiy meleği Cebrail aracılığıyla Peygamberlere vahiy indirilmesi, o vahyin değerini ve önemini artırır. İnsana saygı ve değerin bir ifadesidir.
3. Kudretin Tecellisi
Allah’ın “Ol” demesiyle her şey olur. Ancak bu “Ol” emri, bazen anlık bir yaratma, bazen de bir süreci başlatan bir komuttur. Melekler, bu süreçlerin yöneticileri ve işleyicileridir. Allah’ın sınırsız kudreti, sayısız meleği aynı anda, hiç şaşmadan, hatasızca çalıştırmasıyla tecelli eder (görünür hale gelir). Bu, tek bir ışık kaynağının (Allah’ın kudreti) prizmadan geçerek binlerce renge (meleklerin farklı görevleri) ayrılmasına benzetilebilir.
4. İnsana Benzerlik (“Çok insansı bir düzen gibi gözükmüyor mu?”)
Bu çok yerinde bir gözlem. Ancak şu şekilde açıklanabilir:
Sınırlı Dille Anlatım: Bizler olup biteni ancak kendi tecrübe ve kavramlarımızla anlayabiliriz. İnsan, yönetim, elçi, görev, yazmak gibi kavramlar, bize anlatmak için kullanılan en uygun araçlardır. Buna “teşbih” (benzetme) denir. Amacımız, melekût âlemini (gayb alemini) olduğu gibi anlamak değil, onun hakkında -yanlış anlamalardan uzak- bir fikir sahibi olmaktır.
Tersine Bir Benzetme: Aslında, insanınsı düzenler (devletler, kurumlar) Allah’ın kâinattaki kusursuz düzeninin ve idaresinin bir yansıması, gölgesidir. Yani, insandaki yönetme dürtüsü ve organize olma yeteneği, bu ilahi düzenden süzülmüş bir özelliktir. Bu nedenle benzer gözükmesi doğaldır, ancak kaynak farklıdır: Biri (ilahi düzen) asıl, diğeri (beşeri düzen) onun sınırlı bir yansımasıdır.
5. Hikmet ve Rahmet Boyutu
Peygamberlerin Doğrulanması: Meleklerin gözle görülür şekilde (örneğin, Cebrail’in Hz. Meryem’e insan suretinde görünmesi) gelmeleri, peygamberlerin getirdiği mesajın doğruluğunu gösteren bir mucizedir.
İnsanın Sorumluluğu: Kiramen Kâtibîn melekleri (yazıcı melekler) insanın yaptığı her şeyi kaydeder. Bu, ahirette adaletin tecelli etmesi için şahit ve delildir. Bu kayıt, insana “yaptıklarının bir karşılığı olduğu” bilincini ve sorumluluk duygusunu sürekli canlı tutar.
Sonuç olarak:
Allah’ın melekleri yaratması ve onları görevlendirmesi bir acizlik veya ihtiyaç değil, kudretinin, hikmetinin ve rahmetinin bir tezahürüdür. Bu, azametinin ve yüceliğinin bir göstergesidir. Tıpkı bir bilgisayar programcısının, programı çalıştırmak için bir “OK” butonuna tıklaması gibi, “Ol” emri de ilahi programı çalıştıran komuttur. Melekler ise bu programın kusursuzca işlemesini sağlayan, Allah’ın yarattığı ve yönlendirdiği “yazılım kuralları” veya “otomatik işleyişler” gibi düşünülebilir.
Bu konu daha da derinleştirilebilir, ancak özetle; melekler, Allah’ın mutlak kudreti ve iradesi karşısında, O’nun emirlerini yerine getiren, asla isyan etmeyen, şerefli ve nurani hizmetkârlardır. Onların varlığı, ilahi düzenin bir parçası ve hikmetinin gereğidir.
Umarım bu açıklamalar aklınızdaki soruya bir cevap olabilmiştir. Anlamadığınız veya takıldığınız başka noktalar varsa onları da konuşmaktan memnuniyet duyarım.
BENZER KONULAR:
Answers ( 2 )
Rabbimiz meleklere özel görevler vermiş ve Allah’ın insanlar alemi ile irtibata geçmesinde adeta aracı olmuşlardır. Allah’ın izniyle yeryüzünde düzeni sağlamak için görevli meleklerin kendi aralarında da bir görev dağılımı mevcuttur. Rabbimiz (cc) hiçbir şeye muhtaç değildir. Varlığı kendinden olan, kendine yeten ve her şeye kadir olan yegane ilahtır. Meleklerin görevi Allah’ın emirlerini uygulamak ve O’na sürekli olarak ibadet etmektir. Melekler Allah’ın kararlarını yerine getirmemek ya da kendi heva ve heveslerine göre hareket etmek gibi bir imtihana konu olacak davranışlarda bulunamazlar. Zira melekler bizlerden farklı olarak özgür iradeye sahip değildirler.
Allah Teâlâ hiçbir şeye muhtaç değildir. Ancak hikmeti gereği melekleri yaratmış ve onlara görevler vermiştir. Melekler, Allah’ın kudretini göstermek, kâinatta düzeni sağlamak ve ilahî emirleri uygulamak için vardır. Yani Allah’ın ihtiyacı olduğu için değil, kullara ve âleme rahmet ve düzen olsun diye meleklere vazife vermiştir.
“O’nun katında bulunan (melekler), O’na ibadette kibirlenmezler, usanmazlar.” (Enbiyâ, 19)