Allah hakkı bütün insanların hakkından daha önemlidir.
Kocalık yapmayan kişiyle birlikte olmanın bir anlamı yoktur.
Şifreni mi unuttun? Lütfen e-mail adresinizi giriniz. Bir bağlantı alacaksınız ve e-posta yoluyla yeni bir şifre oluşturacaksınız.
Yaklaşık 13 yıl önce evlendim. Bu evliliğin ardından 5 yıl sonra bir çocuğumuz oldu ve bunun ardindan eşim benden yaklaşık 7 yıl hiçbir şekilde cinsel konuda bana yaklaşmadi. Bu süre içerisinde en basit seylerden dahi cunup oluyorum, boyle bir rahatsızlik meydana geldi , boy abdesti almak icin sabah akşam banyo yapıyorum. Banyo yapmadikca hiçbir şekilde namaz kılamıyorum orucuna başlayamıyorum, ibadet yapamıyorum. Hastanede doktorlar bunun hastalık olmadığını, ilacı olmadığını, rahatsızlık oldugunu; bunun tedavisi için eşimle sık sık ilişkiye girmem gerektiğini söylediler. Eşimin babası vefatına 2 yıl kala kendisi “Kim boşanma davası acarsa hakkımı helal etmem .” demiş. Boşanmayı istiyoruz. Fakat bir tarafta kul hakki , bir tarafta Allahin emri namaz ibadeti. Ahiret hayatım için bu iki seçenekten hangisini seçmeliyim? Vereceğiniz cevap için teşekkürler Iyi günler.
Answer ( 1 )
İslam’da Allah hakkı ve kul hakkı arasındaki denge, oldukça önemlidir. Her ikisi de farklı yönlerden önemli olup, bunların hangisinin öncelikli olduğu konusu da sıkça sorulur. Ancak, genel İslami öğretilere göre her iki hakkın da büyük bir önemi vardır ve her birine ayrı bir dikkat gösterilmesi gerekir. Yine de, bazı temel ilkeler çerçevesinde bu soruyu açıklamak mümkündür:
1. Allah Hakkı (Hakk-ı Allah):
Allah hakkı, Allah’ın emir ve yasaklarına uyma, O’na kulluk etme ve İslam’ın temel ibadetlerini yerine getirme anlamına gelir. Allah’ın hakkı, mutlak ve değişmez bir öneme sahiptir çünkü O, yaratıcı ve hayatın kaynağıdır. Allah’a karşı sorumluluklar, insanın varoluş amacını ve dini görevlerini içerir.
Allah hakkı, ibadetler gibi çok önemli hususları kapsar: namaz, oruç, zekat, hacca gitmek gibi farz olan ibadetler, kişinin Allah’a karşı yerine getirmesi gereken sorumluluklardır.
Allah’a karşı yapılan hatalar, genellikle tövbe ile bağışlanabilir. Allah, merhametli ve bağışlayıcıdır.
2. Kul Hakkı (Hakk-ı Kul):
Kul hakkı, başkalarına, yani insanlara karşı olan sorumlulukları ifade eder. Bir kişinin diğer birine yaptığı haksızlık, zulüm veya zarar, kul hakkı olarak kabul edilir. Kul hakkı, başkalarının malına, canına, onuruna ve haklarına saygı göstermeyi gerektirir.
Kul hakkı, tövbe ile kolayca bağışlanamaz. Kul hakkı, yalnızca o kişiye haklarını geri vererek veya ondan af dileyerek affedilebilir. Eğer birisi başka birine haksızlık yapmışsa, o kişinin helalliğini almak gerekir. Kul hakkı, başkasına zarar verildiğinde, o kişinin rızasının alınması gereklidir.
3. Hangisi Önceliklidir?
İslam’a göre, Allah hakkı ve kul hakkı arasındaki ilişkide şu temel ilke vardır:
Allah hakkı genelde öncelikli kabul edilir çünkü Allah, her şeyin yaratıcısı ve sahibidir. Allah’ın emirlerine aykırı hareket etmek, bireysel olarak tövbe edilebilen bir durumdur.
Ancak kul hakkı, Allah hakkına göre belirli bir farklılığa sahiptir. Kul hakkı, yalnızca kişinin diğer insanlarla yaptığı haksızlıkla ilgilidir ve bu hakkın affedilmesi için o kişiyle barışmak gerekir. Allah, kul hakkını affetse de, zarar verdiğiniz kişinin affını almadıkça, o hakkın silinmesi söz konusu değildir.
4. Sonuç:
Allah hakkı, bir insanın Allah’a karşı olan ibadetlerini ve sorumluluklarını yerine getirmesini gerektirir ve Allah’ın bu konudaki affı geniştir.
Kul hakkı, başkasına zarar vermekle ilgilidir ve bu hakkın affedilmesi, Allah’a bağlı olmakla birlikte, en çok zarar verilen kişiyle helalleşmekle mümkündür. Kul hakkı, genellikle daha zorlu bir süreçtir çünkü o kişi ile barışmadan, helalleşmeden affedilmesi zor olabilir.
Bu bakımdan, Allah hakkı öncelikli olabilir, ancak kul hakkı, daha fazla dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Kul hakkına zarar vermek, Allah’a karşı işlenen büyük bir günahtır çünkü kul hakkı, hem Allah’ın hem de kulun hakkını içerir.