Peygamberler günah işler mi?
Soru:
Merhaba.. peygameberler asla günah işlememişlerdir yazıyordu.
Ve bi ayet var, kasas süresi 16. Ayet. Ve anlamında bu yazıyordu: Bunun üzerine Musa “Rabbim, gerçekten, ben kendi nefsime zulmettim (istemeyerek ve ölmesini kastetmeyerek, ama hızla vurup itelediğim kişinin ölümüne sebebiyet verdim),artık beni bağışla” demişti. Böylece (Allah) onu bağışlayıvermişti. Şüphesiz O, Bağışlayandır, Esirgeyendir.
vurmak günah ise, burda ozaman hazreti Musa günahmı işledi. Ben anlamadımda.. yoksa gğnah işlemedimi
Cevap:
Peygamberler günah işlemezler, Peygamberlerin hata hata yapma ve günah konusu hakkında kısa bir yazımız var okur musunuz
Zelle ne demektir bilmen gerekir.
***———–***
Hz. Musa’nın Hatayla Mısırlıyı Öldürmesi Ve Mısır’dan Çıkması
15- Musa, halkının bir gaflet anında şehre girdi. Orada biri kendi taraftarlarından, diğeri düşmanlarından olan iki adamın döğüştüğünü gördü. Kendi taraftarlarından olan adam düşmanlarından olan adama karşı Musa’dan yardım istedi. Bunun üzerine Musa adama bir yumruk vurup öldürdü. Sonra da “Bu yaptığım şeytanın işidir. Şeytan gerçekten sapıklığa teşvik eden, apaçık bir düşmandır.” dedi.
16- Musa: “Ey Rabbim! Doğrusu ben kendime zulmettim. Beni bağışla.” dedi. Allah da Musa’yı bağışladı. Çünkü O çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.
17- Musa: “Ey Rabbim! Bana lütfettiğin nimetler sebebiyle asla suçlulara arka çıkmayacağım.” dedi.
18- Musa şehirde korku içerisinde etrafı gözetliyordu. Bir de ne görsün! Daha dün kendisinden yardım isteyen kişi bugün yine kendisinden yardıma koşmasını istiyor. Musa ona: “Anlaşılan sen apaçık bir azgınsın.” dedi.
19- Derken Musa her ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince yardım dileyen: “Ey Musa! Dün birini öldürdüğün gibi şimdi de beni mi öldürmek istiyorsun. Sen ancak yeryüzünde zorba bir kimse olmak arzu-sundasın. Islah edenlerden olmak istemiyorsun.” dedi.
20- Şehrin en uzak yerinden bir adam
koşarak geldi? “Ey Musa! Şehrin ileri gelenleri seni öldürmek için plan kuruyorlar. Hemen buradan git. Doğrusu ben sana öğüt verenlerdenim.” dedi.
21- Bunun üzerine Musa korku içinde etrafını gözetleyerek şehirden çıktı. “Ey Rabbim! Beni şu zalim kavimden kurtar.” dedi.
—————————–
Ayetlerden Çıkan Hüküm Ve Hikmetler
Bu ayetler şu hususlara delâlet etmektedir:
1- Hz. Musa’dan (a.s.) hiçbir kasıt olmaksızın hatayla bir adam öldürme olayı meydana gelmiştir.
2- Hz. Musa (a.s.) bu yumruk vurma olayından dolayı pişmanlık duymuş, bu fiili şeytana nispet etmiş ve: “Ey Rabbim! Ben nefsime zulmettim. Beni mağfiret et.” demiş, Allah da ona mağfiret etmiştir. Bu pişmanlığı onu Rabbine bağlanmaya ve günahından istiğfar etmeye teşvik etmiştir.
Katade diyor ki: Hz. Musa -Allah’a yemin olsun ki- çıkış noktasını bilmiş ve istiğfar etmiştir. Sonra da Cenab-ı Hakkın kendisini mağfiret ettiğini bildiği halde nefsinin aleyhine bu olayı tekrar tekrar itiraf etti. Hatta kıyamet günü şöyle diyecektir: Ben öldürülmesi emredilmeyen bir kişiyi öldürdüm. Bu öldürme olayı daha önce belirttiğimiz gibi peygamberlikten önce idi.
Hataen adam öldürme, şeriatımızda buna kefaret icap etmesi deliliyle günahtır. Ayrıca hataen adam öldürme, ihmal, kusur ve alışılagelen hadleri tecavüzden uzak kalamaz. Cenab-ı Hak buyuruyor ki: “Bir mümin bir mümini ancak hataen öldürebilir. Kim bir mümini hataen öldürürse mümin bir köleyi hürriyete kavuşturması ve (maktulün) ailesine teslim edilecek bir diyet ödemesi gerekir. Ancak ailesinin sadaka olarak bağışlaması müstesna.” (Nisa, 4/92).
3- Hz. Musa’nın bu davranışından tevbe etmesiyle ilgili hususlardan biri de Hz. Musa’nın Allah’ın kendisine verdiği nimetler sebebiyle hiç bir suçluya arka çıkmamaya veya yardım etmemeye yemin etmesidir.
Hz. Musa’nın: “Ey Rabbim! Bana lütfettiğin nimetler sebebiyle asla suçlulara arka çıkmayacağım.” şeklindeki duasının ilâhî şefkati talep etmek manasında olması da doğrudur. Sanki o şöyle demektedir: “Ey Rabbim! Bana ihsan ettiğin mağfiret ile ilim, hikmet ve tevhid gibi nimetlerin hakkı için beni korursan asla suçlulara destek (yardımcı) olmayacağım.”
Answer ( 1 )
Peygamberler, İslam inancına göre Allah’ın elçileri ve O’nun mesajlarını doğru şekilde insanlara iletmekle görevli kimselerdir. Onlar, günah işleme konusunda farklı bir konumda kabul edilirler. İslam’a göre, peygamberler Allah tarafından seçilen ve görevlendirilen insanlar oldukları için, Allah onları günah işlemekten korur. Bu korunma “ismet” olarak adlandırılır.
İsmetsel koruma, peygamberlerin Allah’a karşı doğru bir şekilde ve hatasız bir şekilde hizmet etmelerini sağlar. Onlar, ne büyük günahlar ne de küçük hatalar işlerler. Ancak insan olmalarından dolayı, bazen küçük yanlış anlamalar veya unutkanlıklar yaşanabilir, fakat bunlar da Allah tarafından hemen düzeltilir ve peygamberler bu tür hatalardan arındırılır.
Peygamberlerin görevi, insanlara doğru yolu göstermek ve Allah’ın iradesini iletmektir. Bu yüzden onların kişisel yaşamları, davranışları ve örneklikleri son derece önemli kabul edilir.
Senin bu konuda başka merak ettiğin bir şey var mı?
Şunu dedin: