Habersiz komisyon

Question

Habersiz komisyon almak caiz midir kul hakkı mıdır haram mıdır

selamun aleykum hocam bir sitede elektrikci olarak çalışıyorum. mudur bey kendi gorevi olmasina ragmen kendisi degilde veya ilgili arkadaşa degilde benim gorevim olmamasina rağmen ben daha kabiliyetliyim diye bana yaptırdigi bir konu var. mesela bahcivan malzemesi alınacak veya havuz malzemesi alinacak, mudur uygun olanini kendi arastirmiyor veya bahcivana veya havuzcuya arastirtmiyor ben kabiliyetliyim diye bana arastirtiyor bende piyasadan daha uygun fiyatli buluyorum. hemde bunu kendi telefonumu kendi internetimi kullanarak yapiyorim. son olarak bir kac gun once yine uygun fiyata peyzaj malzemesi bulmami istedi.bende buldugum arkadasin dedigi fiyata kâr koyarak fiyati oyle söyledim. malida cocuk bizzat gelip eliyle teslim edecek sonrada mudur gormeden benim kârimi verecek. sizce bu sekilde amel etmem caiz mi? teşekkürler

Cevap:
Bu durumda sizler bir empati yapın sizce bu yaptığınız uygun mu? Anlattığınız duruma göre bu şekilde  komisyon almanız caiz değildir.

CEVAP:

Ve aleyküm selam değerli kardeşim.

Öncelikle bu hassasiyetiniz ve dininize bağlılığınız gerçekten takdire şayan. Allah sizden razı olsun. Sorunuzu madde madde ve detaylı bir şekilde cevaplamaya çalışalım.

Kısaca Cevaplamak Gerekirse:

Evet, bu şekilde komisyon almanız caiz değildir, haramdır ve kul hakkıdır. Anlattığınız şekliyle bu işlem, İslami açıdan “habersiz komisyon” (rüşvet veya hıyanet kapsamında) değerlendirilir.

Detaylı Açıklama:

1. Habersiz Komisyon (Secret Commission) Nedir?

Habersiz komisyon, bir çalışanın, işvereninin veya müşterisinin bilgisi ve onayı olmadan, bir mal veya hizmet alımında aracı olduğu kişiden komisyon almasıdır. Bu, İslam hukukunda ve genel ahlak kurallarında büyük bir güven ihlali ve haksız kazanç olarak görülür.

2. Bu Durumun Neden Caiz Olmadığının Sebepleri:

a) Güveni Kötüye Kullanmak (Hıyanet):

Siz, şirket adına araştırma yapmakla görevlendiriliyorsunuz. Sizden beklenen, şirketin en uygun fiyatı bulmasını sağlamaktır. Sizin asıl göreviniz, şirketin menfaatine en uygun olanı bulmaktır.

Siz ise, şirketin ödeyeceği fiyatın üzerine kendi kârınızı koyuyorsunuz. Bu, size duyulan güveni istismar etmek anlamına gelir. Siz bir “satıcı” gibi davranıyorsunuz ama “alıcı” (şirketiniz) adına hareket ediyormuş gibi görünüyorsunuz. Bu bir çıkar çatışmasıdır.

b) Kul Hakkı:

Burada iki tarafta hak ihlali vardır:

İşveren/Şirket Hakkı: Şirket, sizin bulduğunuz fiyatın “net fiyat” olduğunu zannediyor. Siz onu yanıltıyorsunuz ve şirketin daha fazla ödemesine sebep oluyorsunuz. Bu, şirketin mal varlığına haksız yere el koymaktır.

Müdür Hakkı: Müdür bey size güveniyor ve sizin sadece şirket için en iyisini araştırdığınızı düşünüyor. Siz bu güveni suiistimal ediyorsunuz.

c) Rüşvet (RİŞVE) Benzeri Bir Durum:

Malı getiren kişinin, müdür görmeden sizin kârınızı size vermesi, işlemin “kayıt dışı” ve şüpheli olduğunu gösterir. Bu, “sen bana bu işi yaptır, ben de sana komisyon vereyim” şeklinde, şirketin menfaatlerini zedeleyen bir anlaşmadır. Bu, rüşvetin tanımına uymasa da onun zeminini hazırlayan bir davranıştır.

d) Haksız Kazanç:

Bu iş için herhangi bir emek, sermaye veya riskiniz yok. Sadece “aracı” oluyorsunuz ve şirketin sizden habersiz ödediği bir bedeli cebinize indiriyorsunuz. Bu, İslam’ın yasakladığı “haksız kazanç” (kul hakkı yeme) kapsamına girer. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Biz (alış-veriş yapan) iki tarafız; aramızda (habersiz komisyon alan) üçüncü bir kişi (yani hilekâr aracı) yoktur.” buyurmuştur. Siz burada, şirket ile tedarikçi arasında, şirketin haberi olmadan kazanç sağlayan üçüncü kişi konumundasınız.

3. Ne Yapmalısınız? (Çözüm Önerileri)

Bu Uygulamayı Hemen Bırakın: Geçmişte bu şekilde aldığınız paralar kul hakkıdır. Bu konuda samimi bir tövbe etmelisiniz. Eğer miktarları biliyorsanız ve helalleşmek mümkünse, bu paraları şirkete iade etmek en doğrusu olacaktır. Eğer bu mümkün değilse, o miktarları sadaka olarak verip sevabını şirketin genel hesabına bağışlayabilirsiniz.

Açık ve Şeffaf Olun: Müdür beye şu şekilde bir açıklama yapabilirsiniz: “Sayın Müdürüm, siz bana güvenip bu araştırmaları yaptırıyorsunuz. Ben de şirketimizin en uygun fiyatı bulması için çaba gösteriyorum. Ancak, tedarikçiler bana bazen ‘senin şahsi komisyonunu koyalım’ gibi teklifler getiriyor. Ben bu tür işlere girmek istemiyorum ve şirketimize karşı olan güvenilirliğimi zedelememek adına, bundan sonra bulduğum tüm fiyatları size olduğu gibi, net olarak bildireceğim. Tedarikçi ile siz doğrudan görüşür, anlaşırsanız daha sağlıklı olur.”

Alternatif Bir Model Önerin: Eğer bu ek iş için harcadığınız emek ve zaman gerçekten fazlaysa, bunu müdürünüzle açıkça konuşun. “Bu ek işler bana ekstra zaman ve emek kaybettiriyor. Bunun için şirket bütçesinden makul bir ek ödeme veya ikramiye talep etmem uygun olur mu?” diye sorabilirsiniz. Bu şekilde alacağınız ücret helal ve meşru olur.

Sonuç

Allah korkusu ve kul hakkı hassasiyeti taşıdığınız için sizi tekrar tebrik ederim. Dünyevi olarak küçük görünen bu kazançlar, ahirette büyük sorumluluklara yol açabilir. Sizin de dediğiniz gibi, empati yapmak en doğrusudur. Siz işveren olsaydınız ve bir çalışanınızın sizin haberiniz olmadan sizden komisyon aldığını öğrenseniz, ne hissederdiniz?

Rızkınızı helal yollardan arayın. Allah, sizin için helal rızık kapılarını açacak ve sizin bu samimi niyetinizi mükafatlandıracaktır.

“Ey iman edenler! Karşılıklı rızaya dayanan ticaret olması hâli müstesna, mallarınızı, batıl (haksız ve haram yollar) ile aranızda (alıp vererek) yemeyin. Ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.” (Nisa Suresi, 29. Ayet)

Allah işinizi rast getirsin ve helalinden bereketlendirsin.

Dini Siteler

Benzer Konular:

About Soru

Answers ( 4 )

    1
    2022-04-22T21:25:18+03:00

    Yemek satışından komisyon caiz mi?

    Dışarıda bir lokantaya yemek yaptırıp bunu kendim satmam haram mı

    2
    2023-05-10T13:21:31+03:00

    Komisyon

    Merhaba hayırlı günler,
    Ben ticaret ile uğraşıyorum ve nakliye ile islerimiz oluyor. Musterilere nakliye ayarladigimda belli bir fiyat bicilip musteri tercihine sunuluyor. Musteri kabul ederse bir miktarda nakliyeci ile pazarlık yapılarak veya baska nakliyecilerdeki minimum fiyat arastirilarak indirim saglaniyor , bu aradaki indirimi ben kendim adina alirsam caiz midir ( alici musteri aradaki farki bilmiyor) ? Aradaki pazarlik isleri vs ben ilgileniyorum ve surekli is yaptığımız için uygun fiyata bulabiliyoruz. Yalniz deprem bolgesi vs oldugu icin de tam olarak icime sinmediginden sormak istiyorum..

    1
    2025-10-07T06:44:15+03:00

    Merhaba, hayırlı günler. Sorunuz oldukça önemli ve helal-kazanç hassasiyetiyle sorulmuş olması da ayrıca takdire değer.

    Durumu şöyle özetleyelim:

    Siz bir ticaret erbabı olarak müşterilerinize nakliye hizmeti de organize ediyorsunuz.

    Müşteriye bir fiyat sunuyorsunuz ve müşteri bu fiyata razı oluyor.

    Ardından siz nakliyeciyle pazarlık yapıp daha düşük bir fiyata işi bağlayabiliyorsunuz.

    Aradaki fark size kalıyor ama müşteri bunu bilmiyor.

    Bu durumda alınan aradaki farkın caiz olup olmadığı, İslam fıkhında vekalet ve komisyon (simsâr / tellal) ilişkileri açısından değerlendirilir.

    Fıkhi Açıdan Durum

    İslam fıkhında bu tür meseleler genellikle iki şekilde ele alınır:

    1. Siz müşteri adına hareket eden bir vekil (vekil) konumundaysanız:

    Eğer müşteri sizi “benim adıma nakliyeci bul” şeklinde yetkilendiriyorsa (vekalet), siz de onun adına pazarlık yapıp uygun bir fiyata işi hallediyorsanız, aradaki farkı kendi adınıza almak caiz değildir.

    Çünkü vekil, vekalet verdiği kişi adına çalışır ve onun menfaatini gözetmek zorundadır.

    Vekil, iş sahibinden gizli şekilde kendi adına kazanç sağlayamaz.

    Bu durumda kazancınız helal olmaz, çünkü aradaki fark aslında müşteriye ait olur. Siz sadece hizmetin pazarlığını onun adına yapmış oluyorsunuz.

    2. Siz bir komisyoncu veya hizmet sağlayıcısı konumundaysanız (yani nakliyeyi kendi işiniz gibi sunuyorsanız):

    Eğer siz müşteriye “Nakliye işini ben hallederim, şu fiyata yaparım” diyorsanız ve müşteri de “tamam” diyerek o fiyata razı oluyorsa, bu durumda aradaki fark size kalabilir.

    Burada siz doğrudan müşteri adına değil, kendi adınıza bir hizmet sunuyorsunuz.

    Sizin kazancınız, hizmetinizin içinde olmuş olur. Yani bu bir ticaret sözleşmesidir.

    Bu durumda caizdir, çünkü müşteri sizinle fiyatta anlaşmış, siz de hizmeti sağlamış oluyorsunuz. Sizin bu hizmeti daha uyguna yaptırmanız ticaretinizin bir parçası olur.

    Ancak şu husus çok önemlidir:

    Müşteri açıkça “benim adıma en uygun nakliyeciyi bul” diyorsa, siz vekil olursunuz ve aradaki farkı almak caiz olmaz.

    Ama müşteri size “şu ürünleri şu fiyata gönder” deyip detayla ilgilenmiyorsa, o zaman siz aracı/ticaret yapan kişi sayılırsınız ve farkı almanızda sakınca olmaz.

    Gönül Rahatlığı İçin Ne Yapılabilir?

    Şeffaflık esas alınabilir: Müşteriye “ben nakliyeyi ayarlıyorum, bu da dahil hizmet bedelimizdir” gibi bir ifade ile genel bir fiyat verirseniz, bu kazanç helal olur.

    İsterseniz müşteriyle şöyle anlaşabilirsiniz: “Ben bu nakliye hizmetinde size toplam şu fiyatı veriyorum, bu hizmetin içinde benim organizasyonum da var.”

    Bu durumda, müşteri sizin hizmet bedelinizi bildiği için helal kazanç olur.

    Sonuç olarak:

    Eğer müşterinin vekili gibi hareket ediyor ve onun adına en uygun fiyatı bulmaya çalışıyorsanız, aradaki farkı almak caiz olmaz. Ama nakliyeyi kendi işinizin bir parçası gibi sunuyor ve pazarlığı kendi adınıza yapıyorsanız, aradaki fark size helal olur.

    Gönlünüz rahat etmiyorsa, ufak bir bilgilendirme veya genel hizmet bedelini açık şekilde belirtmek daha iyi olabilir. Bu, sizi şüpheden de kurtarır.

    1
    2025-10-07T06:46:23+03:00

    Ve aleyküm selam,
    Sorunuz çok kıymetli ve hassasiyetiniz de gerçekten takdire şayan. Şimdi bu durumu fıkhi yönden açık ve net olarak değerlendirelim:

    Önce Özetleyelim:

    Bir iş yerinde çalışıyorsunuz (elektrikçi olarak).

    Müdür, kendi görevi olan bazı işleri size yaptırıyor (örneğin malzeme tedariki).

    Siz bu işleri yaparken kendi imkanlarınızı kullanarak uygun fiyatlı tedarikçiler buluyorsunuz.

    Sonrasında, o uygun fiyata kâr ekleyerek müdüre daha yüksek fiyat söylüyor, malzemeyi siz getirtiyorsunuz.

    Aradaki farkı tedarikçiden komisyon olarak alıyorsunuz.

    Müdür ya da şirket bu durumdan haberdar değil.

    Fıkhi Hüküm Nedir?

     Bu durumdaki komisyon caiz değildir. Çünkü:

    Şirketin veya müdürün sizi vekil (görevli) tayin ettiği bir işte, malzeme alışverişini onun adına yapıyorsunuz. Bu durumda vekâleten hareket ettiğiniz için onun hakkını gözetmek zorundasınız.

    Aradaki farkı kendi adınıza almak:

    Kul hakkıdır, çünkü karşı tarafın (burada müdür ya da işveren) izni olmadan onların adına işlem yaparken kendi hesabınıza gizli kazanç elde etmiş oluyorsunuz.

    Bu, gizli komisyon (rüşvet benzeri) bir duruma girer ve dinen haramdır.

     Deliller ve Açıklamalar:

     Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

    “Kim bir işe memur edilirse ve o görevle ilgili bir hediye alırsa, bu hediye hıyanettir.”
    — (Ebû Dâvûd, Akdiye 5; Müsned, 5/258)

    Bu hadis, görevli bir kişinin, göreviyle bağlantılı olarak gizli menfaat elde etmesini yasaklamaktadır.

     Fıkıh alimlerinin genel görüşü:

    Eğer biri, bir kişi adına mal alıp satıyor (vekil veya görevli gibi) ve o kişi, vekilin kâr etmesini açıkça kabul etmemişse, vekilin gizlice kâr alması haramdır.

     Ne Yapmalısınız?

    1. Açık şekilde komisyon istediğinizi beyan edin.

    Örneğin: “Bu işleri ben takip ediyorum, piyasa araştırması, iletişim, taşıma vs. için bir hizmet bedeli almam gerekiyor.”
    Böylece eğer müdür veya işveren açıkça razı olursa, bu kâr caiz olur.

    2. Gizli kazançtan uzak durun.

    Gizli yapılan komisyonlar, rüşvete benzer ve ahirette hesabı ağır olabilir.

    3. Yaptığınız işleri ek gelir olarak talep edin.

    “Bu tür işler için bana ayrıca bir ücret ödenmesini talep ediyorum” demeniz daha doğru olur.

     Özetle:

    Habersiz komisyon almak — özellikle vekil konumundaysanız — caiz değildir. Bu durum kul hakkına girer ve haramdır.
    Açık ve şeffaf bir şekilde izin alınmadıkça, yapılan her gizli kazanç, İslam ahlakı ve fıkhı açısından doğru değildir.

    İsterseniz bu konuyla ilgili nasıl bir konuşma yapabileceğiniz veya iş yerinize nasıl bir teklif sunabileceğiniz konusunda da yardımcı olabilirim.
    Helal kazanç duyarlılığınız için Allah sizden razı olsun.

    Best answer

Leave an answer