Share
Fuyuzat nedir
Question
Fuyuzat ne demek?
Salavatı şemsiye için İbrahim düsüki sabah namazından sonra okuyanın üzerine bizim üzerimize inen fuyuzatlar iner diyor burada ne demek istiyor?
Fuyuzat ne demek? sözlük anlamı
Fuyuzar, feyiz kelimesinin çoğuludur.
Feyiz, Bütün bilgilerin ve varlıkların Allah’tan zuhur ve tecelli etmesi anlamında tasavvuf terimidir. Feyiz (feyz) ve feyezân kelimeleri (çoğulu füyûz, füyûzât) sözlükte “fazla suyun yatağından taşması, bir haberin şâyi olması, bir sırrın ifşa edilmesi” gibi anlamlara gelir (Kāmus Tercümesi, II, 1290). Feyiz kelimesi mecazi olarak “bağış ve lutufkârlık” mânasında kullanılmıştır. Bu kökten türeyen fiiller “akmak, taşmak, dalmak” anlamında Kur’an ve hadislerde de geçmektedir.
CEVAP:
Füyûzât kelimesi, feyiz (feyz) kelimesinin çoğulu olup, tasavvufta önemli bir terimdir ve mecazi olarak Allah’tan gelen manevi akışlar, ilahi bağışlar ve lütufları ifade eder. Sözlük anlamıyla, “fazla suyun taşması, bir sırrın açığa çıkması veya bir haberin yayılması” gibi manalara gelir.
Tasavvufî bir bağlamda ise feyiz, Allah’tan kuluna akan ilahi nurlar, hikmetler, manevi haller ve ruhani zenginliklerdir. Bu kavram, insanın Allah ile irtibatı ve bu irtibat neticesinde manevi bir donanım ve kemale erme sürecini de ifade eder. Füyûzât, bu ilahi akışların birçoğunu veya çeşitliliğini işaret eder.
İbrahim ed-Düsûkî’nin Sözündeki Anlam
Soruda geçen, İbrahim ed-Düsûkî’nin “Sabah namazından sonra salavât-ı şemsiyeyi okuyan kimsenin üzerine bizim üzerimize inen füyûzât iner” şeklindeki ifadesi, şu şekilde anlaşılabilir:
Salavât-ı Şemsiyye Nedir?
Salavât-ı Şemsiyye, Hz. Peygamber’e salavat getirmenin özel bir şeklidir ve genellikle belirli dualardan oluşur. Bu salavatlar, tasavvufta ruhani yükseliş ve ilahi rahmetin celbi için önemlidir.
Füyûzât İner Ne Demek?
İbrahim ed-Düsûkî, manevi bir şahsiyet ve veli olarak, Allah’tan kendisine gelen ilahi lütufları (füyûzât) ifade etmektedir. Salavât-ı Şemsiyye’yi okuyarak aynı manevi lütuflara mazhar olunabileceğini belirtir. Burada, Allah’tan gelen bu manevi tecellilerin, o salavatı okuyan kimselerin ruhuna da akacağına dair bir müjde verilmiştir.
Tasavvufî Çerçeve
Tasavvuf düşüncesinde, Allah’ın sevgili kullarına ihsan ettiği manevi lütuflar ve tecelliler, onların yaptıkları ibadet, zikir ve dualar vesilesiyle diğer insanlara da aktarılabilir. Bu, tasavvufî irşad ve mürşid-mürid ilişkisine benzer bir anlayış içerir. İbrahim ed-Düsûkî, bu sözleriyle sabah namazı sonrası Allah Rasûlü’ne salavat getirilmesinin, insanın ilahi rahmet ve hikmet kapılarının açılmasına vesile olacağını ifade etmektedir.
Özet
Füyûzât, Allah’tan gelen manevi lütuflar ve feyizlerdir. İbrahim ed-Düsûkî’nin bahsettiği, sabah namazından sonra “Salavât-ı Şemsiyye”yi okumanın bu manevi lütuflara erişim kapısını açacağıdır. Bu, Allah’ın rahmetinin, Peygamber’e yapılan salavat vesilesiyle kişiye ulaşacağına dair tasavvufî bir mesajdır.
BENZER KONULAR:
- Fuyuzat nedir
- Tasavvufta nefsin yedi mertebesi
- Feyiz ne demek? Kısaca
- Kadiri Tarikatı Nedir Kurucusu Kimdir?
- Peygamber Ve Abdulkadır Geylanı
- Dini soru sor Cevap Al
- Dini soru sor Cevap Al Sitesi Hakkında Bilgi
- Dini soru sor kimin?
- Dini soru sor imamlar cevaplıyor
- Dini soru sorabileceğim site arıyorum ?
- Tümünü görüntüle.
Answer ( 1 )
Süt kardeşler, aynı kadından süt emmiş ancak biyolojik olarak birbirleriyle akraba olmayan çocuklardır. Türk Medeni Kanunu’na göre, süt kardeşlerin miras hakkı, bazı özel koşullar altında söz konusu olabilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 632. maddesi uyarınca, süt kardeşler birbirlerine mirasçı olamazlar. Süt kardeşlerin miras hakkı, biyolojik kardeşlerin sahip olduğu miras hakkına benzer şekilde düzenlenmemiştir. Süt kardeşler, yalnızca aynı anneye ait sütle beslenmiş olan kişiler oldukları için, bir arada bulundukları ve birbirleriyle ilişkili oldukları bir aile bağları olsa da, hukuki anlamda biyolojik bağlarının olmaması nedeniyle miras hakkına sahip değillerdir.
Ancak, bir süt kardeş, süt annenin veya biyolojik anne/babanın vasiyetnamesi ile mirasçı olarak belirlenmişse o zaman miras hakkı kazanabilir. Bu durum, kanuni düzenleme ile değil, kişinin iradesiyle ortaya çıkabilir.
Özetle, süt kardeşler, yasal olarak mirasçı olmazlar; ancak bir kişinin özel vasiyetnamesi veya iradesi doğrultusunda süt kardeşler mirasçı olabilir.