ÖLÜME HAZIRLIK TAVSİYELERİ
Ve aleykumusselam ve rahmetullah
Öncelikle Allah hayırlı ömürler versin neden vaktinizin bittiğini yazmadınız. İngiltere’de yaşayan genç bir Müslüman iş adamı kanser olduğunu duyunca bu Allah’ım bana bir nimeti demişti çünkü herkese ölüm anı geliyor fakat Allahu Teala bana ölümün yaklaştığını ve hazırlık yapma fırsatı verdi demişti. Bu bakış açısı çok hoşuma gitmişti adama son 6 ay kaldı öleceksin dedim işler adam seviniyor ne güzel bir iman ne güzel bir amel…
Ölüme hazırlık için iki yöntem takip edin:
1. Allah hakları.. Allah’a karşı eksik bıraktığınız farz bir ibadet varsa telafi etmeye çalışın.
2. İnsan hakları… Diğer adıyla kul hakları varsa onları mutlaka ödeyin helalleşin.
Bu ikisi dışında size tavsiyemiz bol bol istiğfar edin. Allah’tan rahmet ve mağfiret dileyin.
Lütfen bize yazmaya devam ediniz
Answer ( 1 )
Ölüme Hazırlıklı Olmak
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَلْتَنظُرْ نَفْسٌ مَّا قَدَّمَتْ لِغَدٍ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ (Haşr,59/18)
Hayatta hep yüz yüze olduğumuz halde, bir türlü idrakine varamadığımız bir gerçek vardır; Ölüm ve ötesi. Şöyle geriye doğru dönüp baktığımızda görüyoruz ki, zengin-fakir, genç-yaşlı, iyi-kötü, zalim-mazlum nice insanlar bu dünyadan gelip geçtiler. Her geçen gün bir sevdiğimiz bizi bırakıp gidiyor. Biz de bir gün sevdiklerimizi bırakıp gitmek için her an gelmesi muhtemel ecelimizi bekliyoruz. Her geçen gün yıpranan bedene, ağaran saça dur demek mümkün değildir. İstesek de istemesek de doğumla geldiğimiz dünyadan ölümle çıkıp gideceğiz. Çünkü Yüce Allah “Her nefis ölümü tadacaktır”[1] buyurmaktadır. Öyle ise şu soruyu kendimize sormalıyız: Bu dünyada niçin varız? Bu sorunun cevabını Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle bildiriyor: “O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.”[2]
Dünya hayatının sonu olan ölüm, bir yok oluş değil, fani hayattan baki hayata bir geçiştir. İman esaslarından olan ahiret hayatı; bu dünyada yaptıklarımızın karşılığını bulacağımız, yerdir. O gün hiçbir kimseye haksızlık da yapılmayacaktır. Yüce Allah bu hakikati şöyle dile getirmiştir: “Her kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onun mükâfatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onun cezasını görecektir.” [3] Hesap gününde hiçbir şeye itiraz etme hakkımız olmayacaktır. Zira karşımıza çıkacak olan, kendi işlediklerimizden başkası değildir. Yüce Rabbimiz bu konuda şöyle buyuruyor: “Her insanın amelini boynuna yükledik. Kıyamet günü kendisine açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız. Oku kitabını, bugün hesap sorucu olarak sana nefsin yeter.”[4]
“Dünya ahiretin tarlasıdır”düsturundan hareketle ahiret hayatına hazırlık yapmalıyız. Çünkü kişi bu dünyada en küçük iyilik ya da kötülük yapsa onu muhakkak karşısında bulacaktır. Hesaba çekilmeden önce adımlarımızı dikkatle atmamız ve hesabını veremeyeceğimiz işlerden uzak durmamız hususunda Cenab-ı Hakk bizleri şöyle uyarmaktadır. “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”[5] Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de bir hadis-i şeriflerinde ölüme hazırlıklı olmamızla ilgili şöyle buyurmaktadır: “Ahirette insan şu beş şeyden hesaba çekilmedikçe Allah’ın huzurundan ayrılamaz: Ömrünü nerede tükettiğinden, gençliğini ne şekilde yıprattığından, malını (servetini) nereden kazanıp nerelere harcadığından ve bildikleriyle amel edip etmediğinden.”[6]
————————————————-
[1] Enbiya,21/35
[2] Mülk,67/2.
[3] Zilzal,99/7,8
[4] İsra,17/13,14.
[5] Haşr,59/18.
[6] Tirmizi , Kıyamet 1