Demokrasi İslam’a Ters Değil Midir?

Question

Demokrasi İslam’a Ters Değil Midir?

Merhaba,

Ülkemizde anladığım kadarıyla “Hakimiyet Milletindir” anlayışı var.

Fakat İslâm’da ”Lâ Galibe İllâllah” ”Allah’tan başka galip yok” inancı var

%99 müslüman olan ülkemizde şeriat olması gerekmez mi?


Kardesim Türkiyenin bir müslüman ülkesi oldugu dogrudur, yanliz bu sözden en azindan bir %99 müslümanlik oraninida ayni anda çekmemiz gerekicek. Gerçekten hakiki bir müslüman hayati yasayan birileri kaldi mi bazen çok merak ediyorum. Hepimiz kendimizi saldik, hersey çogaldi araba, lüks ev, araç, telefon, çesit çesit fotograf çekmelik süslü püslü yiyecekler ve gidiyorda gidiyor. Hersey okadar çogaldi ki insanlar mesgül olduklarindan dolayi kendini, nefsini, Rabbini hem unuttu hemde unuttu. Haliyle is böyle olunca bu soru biraz ironide kaldi sanki kardesim. Senin niyetin dogru, evet gerekir, fakat istenir mi, pek sanmiyorum.

About Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Follow Me

Answer ( 1 )

  1. Muhammed Samir
    0
    2025-02-17T18:15:10+03:00

    Demokrasi ile İslam arasındaki ilişki, farklı düşünürler ve alimler tarafından farklı şekillerde yorumlanmıştır. Bu konuda kesin bir görüş birliği bulunmamaktadır, çünkü hem demokrasi hem de İslam çok geniş ve farklı yönleri olan kavramlardır.

    Demokrasi ve İslam’ın Temel Prensipleri: Demokrasi halkın iradesine dayalı bir yönetim biçimidir, yani halkın yöneticileri seçme ve değiştirme hakkına sahip olduğu bir sistemdir. İslam’da ise, yönetim ve toplumsal düzenin temelleri, Allah’ın buyruklarına ve Peygamber’in sünnetine dayanır. Ancak, İslam’da adalet, eşitlik ve insan haklarına büyük bir önem verilir. Bu nedenle, bazı İslam düşünürleri, halkın iradesinin Allah’ın hükümleriyle çelişmediği sürece demokrasi ile İslam’ın uyumlu olduğunu savunur.

    Şura (Danışma): İslam’da “şura” (danışma) kavramı, toplumsal meselelerin müslümanlar arasında görüşülerek karara bağlanmasını teşvik eder. Şura, bir çeşit danışma kurulu gibi çalışır ve İslam’ın toplumsal hayatında halkın görüşlerini almayı ve adil kararlar almayı önerir. Bu, demokrasinin temel ilkelerinden biri olan halkın karar alma süreçlerine katılım ile benzerlik gösterir. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken nokta, alınacak kararların İslam’a uygunluk açısından denetlenmesidir.

    Egemenlik: Demokrasi, egemenliğin halkta olduğunu savunur, yani halk yönetimi belirler. İslam’da ise egemenlik, nihayetinde Allah’a aittir. Yani, bir müslüman, yönetici olarak halkın isteklerine cevap verirken, Allah’ın koyduğu sınırlar içinde hareket etmek zorundadır. Bu bağlamda, bazı İslam alimleri, demokratik sistemlerin Allah’ın hükümleriyle çelişebileceği endişesini taşır. Örneğin, demokrasi, bireysel özgürlükleri teşvik etse de, bazı İslam ülkelerinde bu özgürlüklerin sınırları, dini kurallara göre belirlenir.

    Modern Demokratik Uygulamalar ve İslam: Modern demokrasilerde, laiklik de önemli bir yer tutar. Laiklik, devletin din işlerinden bağımsız olması gerektiğini savunur. Bu, İslam’ın siyasetle iç içe geçmiş yapısına aykırı bir anlayış olabilir. Ancak, bazı müslümanlar, dinin toplumsal hayattan tamamen dışlanmaması gerektiğini ve İslam’ın toplumsal düzeni şekillendiren bir rehber olduğunu vurgular.

    Sonuç olarak, İslam ve demokrasi arasındaki ilişki, farklı tarihsel ve kültürel bağlamlarda farklı şekilde yorumlanabilir. Bazı düşünürler, İslam’ın temel öğretilerinin demokrasiyle uyumlu olduğunu savunurken, diğerleri ise bazı demokratik uygulamaların İslam’ın özünden sapabileceğini öne sürer. Ancak, her iki sistem de adalet, eşitlik ve insan hakları gibi evrensel değerlere dayandığından, her iki düşüncenin de ortak noktaları vardır.

Leave an answer